Asgari ücretin artışı işverenin omuzlarında! Kayıtdışı istihdam sorunu zirve yapabilir...
AK Parti "asgari ücreti 1300 lira olacak" seçim vaadini uygulamaya geçirmeye hazırlanıyor. İşçinin maliyetinin artmasıyla tüm yük işverenin omzuna yükleniyor. Uzmanlar tedbir alınmadığı taktirde asgari ücretteki artışın istihdam kaybına yol açacağını ve işverenlerin kayıtdışı yollara başvurabileceğini ileri sürüyor. 

Siyasi partilerin 1 Kasım seçimlerinde bulunduğu en önemli vaatlerden biri asgari ücrete yapılacak artış oldu. 

5 milyon asgari ücretli, seçim öncesi 1.300 lira vaat eden iktidar partisinin sözünü yerine getirmesini bekliyor. Aralık ayında toplanacak olan Asgari Ücret Tespit Komisyonu, yeni yılda geçerli olacak asgari ücreti belirleyecek.


7 Haziran seçimlerinden önce muhalefet asgari ücrete büyük zam vaat ederken, AK Parti şiddetle karşı çıktı. CHP'nin 1.500, MHP'nin 1.400, HDP'nin 1.800 lira asgari ücret vaadine karşılık AK Parti bu konuda herhangi bir öneri getirmemişti. Tam tersine asgari ücretteki artışın istihdama olumsuz yansıyacağını, işsizliğe yol açacağını, ekonomik istikrarı zedeleyeceğini ileri sürmüştü. Ancak 1 Kasım seçimlerinden önce bu tablo değişti. Muhalefet asgari ücrete zam vaatlerini korudu. CHP, asgari ücreti yükseltirken bu ücretten vergiyi de kaldıracağını açıkladı. Tek başına iktidar olamayan AK Parti de 1 Kasım seçim beyannamesinde asgari ücreti 1.300 liraya yükseltmeyi taahhüt etti.


1 Kasım seçimlerinden sonra AKP'den yükselen farklı sesler kafa karışıklığına yol açsa da daha sonra bu konuda net tavır sergilendi. Hem Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, hem de eski Çalışma Bakanı Faruk Çelik, hükümetin asgari ücret konusundaki sözünü tutacağını, aralık ayında 1.300 liraya yükseleceğini açıkladı. Ancak Maliye Bakanı Şimşek, geçen hafta yaptığı açıklamada asgari ücretin artışı ile yaşanacak ilave yükü tamamen devletin karşılamasının mümkün olmadığını belirterek, bazı sektörler için ilave teşvik gelebileceğini söyledi. Şimşek, “Yükün önemli bir kısmına iş alemi katlanmak zorunda kalacak.” dedi. Aralık ayı başında toplanacak olan Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 5'i işçi, 5'i işveren, 5'i de devlet temsilcisi olmak üzere 15 kişiden oluşuyor. Komisyonda işçi tarafını Türk-İş, işveren tarafını TİSK temsil ediyor. Hükümet adına da bürokratlardan 5 üye bulunuyor. Komisyona Çalışma Bakanı ya da görevlendireceği bir isim başkanlık ediyor. Komisyon en az 10 üyenin katılımıyla toplanıp, oy çokluğu ile karar veriyor.


İşverenin maliyeti artacak


Hükümetin ocak ayından itibaren uygulamaya koyacağı yeni asgari ücretin faturasını işveren ödeyecek. Özel sektörün en önemli maliyet kalemi olan istihdam maliyeti önemli ölçüde artacak. Halen çalışanın eline geçen asgari ücret 1.000 lirayken işverenin kasasından 1.496 lira çıkıyor. Asgari ücretin 1.300 liraya çıkmasıyla birlikte bir işçinin işverene maliyeti 2 bin liraya yaklaşacak. Uzmanlar, istihdam maliyetlerindeki aşırı tırmanmanın işsizliği tetikleyebileceğini belirtiyor. Devletin bazı vergilerden feragat etmemesi durumunda işsizlik, önümüzdeki yıllarda daha büyük bir sorun olarak karşımıza çıkacak.


Kayıt dışı istihdam artabilir


Asgari ücretteki artış sebebiyle devletin kasasından para çıkmayacağı gibi, gelirlerinde önemli artış olacak. Vergi, harç, idari para cezaları ile sosyal güvenlik, İşsizlik Fonu ve genel sağlık sigortası primleri, asgari ücretteki artışa göre zamlanacak. Ancak işsizlikteki artışın getireceği ekonomik ve sosyal maliyet, devletin gelir artışından çok daha fazla olacak. Asgari ücretteki artış sebebiyle istihdam maliyetlerinin yükselmesi, kayıt dışı istihdama yol açacak.


İşçi temsilcisinin talebi: Devlet fedakârlık yapsın, vergi kalksın


Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nda işçi kesimini temsil eden Türk-İş Genel Eğitim Sekreteri Nazmi Irgat, asgari ücretteki artışın işverene getireceği yük konusunda devletin fedakârlık yapması gerektiğini söylüyor. Asgari ücretten vergi alınmaması gerektiğini anlatan Irgat, bu konuda işverene destek olacaklarını belirtti. Nazmi Irgat, “İlk kez adam gibi bir asgari ücret belirleyeceğiz. Bizim bir taviz vermemiz söz konusu olamaz. İşverenin talebi olursa, girdi maliyetleri üzerinde bir değişiklik yapılabilir. Devlet adım atabilir. İşvereni maliyetlerinin azaltılmasına destek veririz. Ancak işçinin alacağı rakamda pazarlık olmaz. Devlet fedakârlık yapsın. Vergi düzenlemesinin yeniden yapılması şart. Bir siyasi parti ‘ben vergi almayacağım' dedi. Asgari ücretten 80 liranın üzerinde vergi alınıyor.” ifadelerini kullandı.


İşveren endişeli: Artış, istihdam kaybına yol açar


Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nda işvereni temsilen masada yer alan Türkiye İşverenler Sendikası (TİSK) asgari ücretteki artıştan kaygılı. 2015'in seçimlerle geçmesi sebebiyle ekonomide ve çalışma hayatında sorunların geri planda kaldığını duyuran TİSK, “Ekonomide büyüme yavaşlamıştır. İşsizlik artmaktadır. Sanayi politikaları gerekli gelişmeyi sağlamamaktadır. Yatırımlar askıdadır. Seçim rekabeti siyasi partileri ekonomiye ve çalışma hayatına önemli ilave yük getirecek vaatlerde bulunmaya yöneltmiştir. Söz konusu vaatler uygulandığı takdirde tüm halka gelir ve istihdam kaybı şeklinde yansıyacaktır.” şeklinde açıklama yaptı.


TÜİK 1.424 TL önermişti


Geçen yılki asgari ücret pazarlığında Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), bir işçinin geçimi için gereken aylık tutarın 1.424 lira olduğunu bildirmişti. Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun çalışma esaslarına göre TÜİK, asgari ücret pazarlığına temel teşkil etmek üzere bir kişinin geçimi için gereken rakamı hesaplıyor. Bu rakam, komisyon çalışmalarına katılan TÜİK temsilcisi tarafından komisyona bildiriliyor. TÜİK'in hesabına göre bir işçinin geçimi için gereken asgari tutar net 1.424 lira. Ancak devlet kurumu olan TÜİK'in verileri asgari ücret belirlenirken hükümet tarafından dikkate alınmıyor. TÜİK'in 1 kişinin geçimi için en az 1.424 lira önerirken asgari ücret 949 lira olarak tespit edilmişti.

Zaman
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.