Başbakan Yıldırım'dan İbadi'ye tokat gibi cevap!
İstanbul Teknik Üniversitesinin 2016-2017 Akademik Yılı Açılış Töreni'nde konuşan Başbakan Binali Yıldırım'ın gündeminde terörle mücadele vardı. Dün Hakkari Şemdinli'de gerçekleşen saldırının terör örgütünün son çırpınışları olduğunu vurguladı. Başbakan, "Terörle mücadelemiz, bu hainlerin tamamı bu topraklardan yok oluncaya kadar devam edecek. Canımız acıyabilir, şehitlerimiz olabilir. şehitlerimizi kalbimize basacağız, ülkemizin istikbalinden, aydınlık yarınlardan zerre kadar taviz vermeyeceğiz. Kimse bize tavsiye vermeye kalkmasın, demokrasi nutukları atmasın. Bunlar terörden medet umanların son çırpınışları. Her türlü tedbir alınıyor ve alınmaya da devam edecek." dedi.

Irak Başbakanı İbadi'nin Türkiye'ye yönelik küstah tehditlerine de değinen Başbakan sert konuştu.  Başbakan, "Önce siz vatandaşlarınıza sahip çıkın, yok olmalarının önüne geçin, devlet olmayı bilin; sonra Türkiye'ye laf edin. Bunu yapmazsanız, söylediğiniz laflar mizahi olur. " dedi.
İşte o konuşmadan satır başları

İstanbul Teknik üniversitesi Türkiye'nin rotasını değiştirmiş, marka bir üniversitesidir. İnanıyorum ki bu ilim yuvası  büyük başarılara imza atacak. Bu üniversiteden mezun olmuş biri olarak elimden geldiğince üniversitemizin törenlerine katılmaya çalışıyorum. İTÜ'nün bir kez daha başarılı bir öğretim yılı geçirmesini diliyorum. 

TÜRKİYE BULUNDUĞU COĞRAFYANIN BEDELİNİ ÖDÜYOR

Bugün 10 Ekim. Dün alçak bir saldırı sonrası maalesef askerlerimiz ve sivillerimiz şehit oldu. 15 şehidimiz var. Hain gar saldırısının yıl dönümü bugün. Bugün burada hain terör saldırılarında hayatını kaybeden canlarımızı rahmetle anıyoruz. teröristin kutsal bildiği hiç bir şey yok.  Doğrusu terörle mücadele ülkemizin yeni karşılaştığı bir durum değil. 40 yıla yaklaşan bir süreçten bahsediyoruz. Günümüzde  bunun yanında hem DAEŞ hem de FETÖ ile mücadelemiz devam ediyor. Türkiye sahip olduğu coğrafyanın bedelini ödüyor. Bu coğrafya tarih boyunca hep dinamik olmuştur.

IRAK'A SERT TEPKİ

Suriye ve Irak'ta yaşanan istikrarsız durum en fazla Türkiye'yi etkilemektedir. Bölgeyle fiziki ve gönül bağı olmayan ülkeler, bu bölge bir takım çalışmalar yaparken, bölge ülkelerinin sesi çıkmıyor. En büyük bedeli ödeyen Türkiye'nin meseleye sahip çıkmasından rahatsız olduklarını görüyoruz. Bunu söyleyenlerin önce ülkelerine sahip çıkmaları lazım. Önce siz vatandaşlarınıza sahip çıkın, yok olmalarının önüne geçin, devlet olmayı bilin; sonra Türkiye'ye laf edin. Bunu yapmazsanız, söylediğiniz laflar mizahi olur. Orada cirit atan terör örgütleri, bir takım unsurları orada barındırmaya devam ederseniz, Türkiye elbette hudutlarını korumak, vatandaşlarının can ve mal güvenliğini sağlamak için her türlü tedbiri alır. Türkiye'nin 40 yıldır başını ağrıtan terör örgütü sizin topraklarınızda cirit atacak, Türkiye, masum insanların hayatlarını korumak için çabalayacak, gayret edecek laf edeceksiniz. Bunun kabul edilebilir bir yanı yok. 

ZERRE TAVİZ VERMEYECEĞİZ

Terörle mücadelemiz, bu hainlerin tamamı bu topraklardan yok oluncaya kadar devam edecek. Canımız acıyabilir, şehitlerimiz olabilir. şehitlerimizi kalbimize basacağız, ülkemizin istikbalinden, aydınlık yarınlardan zerre kadar taviz vermeyeceğiz. Kimse bize tavsiye vermeye kalkmasın, demokrasi nutukları atmasın. Bunlar terörden medet umanların son çırpınışları. Her türlü tedbir alınıyor ve alınmaya da devam edecek.

EĞİTİMDE MAZERETLERİN ARKASINA SAKLANMADIK

Eğitim noktasında asla ve asla hiçbir mazeretin arkasına sığınmadık. Bütçemizi 10 kat artırdık, tasarrufu bir kenara bıraktık. Tasarruf yapılır ama gençlerinize cimri davranamazsınız. Onların her türlü bilgiyle donanması için her türlü imkanları seferber ediyoruz.  Ülkemiz geçmiş dönemde krizlerden krizlere sürüklendi ve bu imkanlar eğitime aktarılamadı. 2002'de kolları sıvadık, eğitime yeni imkanlar sağlamak için adımlar attık. 

YABACI DİL SORUN OLMAKTAN ÇIKACAK

Orta vadeli plan kapsamında, 2019'a kadar Türkiye'nin her tarafından tek tedrisata geçeceğiz. Sabahçı-öğlenci kalkacak sabahtan akşama eğitime geçeceğiz. Eksiklerimiz var, bunları gidereceğiz. Yabancı dili sorun olmaktan çıkaracağız. Önemini anlatırız ama bir türlü yabancı dil öğretemeyiz. Ben ortaokul, lise, üniversitede Fransızca okudum, mezun oldum bir şey yok. Ne kadar büyük bir eksiklik olduğunu iş hayatında öğrendim. Yıllar sonra lisan öğrenme ihtiyacı duydum. Yurtdışına gittik, master yaptık. Öğrencilerimize en büyük tavsiyem lisan işini üniversite bitmeden halledin.  Biz artık bunu şansa bırakmak istemiyoruz. Orta öğretimde ilk dörtten sonra, 5'inci sınıfta bir yıl boyunca yabancı dil eğitimizini zorunlu yapacağız. Bu yabancı dil öğrenme işi aradan çıkacak.


 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.