Erdoğan Rusya'yı bir kez daha uyardı!
Cumhurbaşkanı Erdoğan Katar Üniversitesi'nde konuştu. Rusya ile yaşanan uçak krizine değinen Erdoğan, "Rusya bu tavrını sürdürürse biz de kendi tedbirimizi almak zorunda kalırız" şeklinde konuştu. "Gücünüz ne olursa olsun bir milletin gururuyla oynayamazsınız" diyen Erdoğan, "Türkiye IŞİD'den petrol alıyor" iddiasına da bir kez daha "Bu koltukta oturmam" sözleriyle meydan okudu.

Katar'a resmi bir ziyarette bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a Katar Üniversitesi'nde fahri doktora ünvanı verildi. Erdoğan, Katar Üniversitesi'nde yaptığı konuşmada, Rusya ile yaşanan uçak krizi konusunda açıklamalarda bulundu. Erdoğan, Suriye ve mülteci krizi konusunda da önemli mesajlar verdi.

Erdoğan'ın açıklamalarından satırbaşları:

Terör bahanesiyle masum insanlar öldürülüyor

Türkiye tarihi ve coğrafi özellikleri ile birçok fay hattının kesiştiği noktada. Tüm kardeşlerimiz için sağlam bir duruş sergilemeye çalışıyoruz. Irak ve Suriye'de yaşanan olaylar daha da tırmanmaya devam ediyor. Sınırlarımız bu ülkelere çok uzak. Buralarla hiç ilgili olmayanların buralara girmelerini anlamak mümkün değil. Terör örgütleri ile mücadele edilecekse eyvallah bunu birlikte yapalım. Ama terör bahanesiyle masum insanlar öldürülüyorsa bu yanlıştır. Bu bahane ile siviller öldürülemez.

Milletin gururuyla oynayamazsınız

Hatay sınırımızda üzüntü verici bir olay yaşadık. Ekim'de bizzat Putin'le telefonda görüştüm, uyardım. 'Yanlışlık var' dediler. Bu söylediklerim 3-4 Ekim'de oldu. Putin, 'Bundan sonra olmayacak' dedi. Sınır ihlali yapan uçaklardan bir tanesi Suriye uçaklarına dönerken, bir diğeri uçaklarımız tarafından Türkiye sınırları içinde düşürüldü. Daha sonra bu uçağın Rusya'ya ait olduğu ortaya çıktı. Biz G20'de de doğrudan Putin'i uyardık ama sonra döndük bu olay yaşandı. Hangi güce sahip olursanız olun bir ülkenin, bir milletin gururuyla oynayamazsınız. Her millet karşısındaki millete saygılı olmalı. Zalim, katil Esed'in ülkesinde sizin ne işiniz var? Siz de bu zulme ortak olmuş durumdasınız.

Rusya'nın tepkisi devam ederse biz de tedbirimizi alacağız

Sağ duyunun hakim olacağına inanıyorum. Ateşe körükle gitmenin anlamı yok. Biz duygusal davranmadık bundan sonra da duygusal davranmayacağız. Bu hadiseyi tırmandırmaya düşüncemiz yok. Diplomatik dille hareket edeceğiz. Rusya'nın tepkileri devam ederse bizde buna karşı kendi tedbirlerimizi almaya başlayacağız. Rusya'nın orantısız tepkilerini üzüntüyle izliyoruz.

Aklıselime geleceklerine inanıyorum

Rusya'nın haklı olduğumuz konusunda dünyanın verdiği destek sonrası verdiğ tepkileri anlamakta zorlanıyoruz. Biz de iyi ilişkilerimizin irtifa kaybetmesine razı değiliz. Rus tarafının da en kısa zamanda aklıselime geleceğine inanıyorum.

Türkiye'ye iftira atmak kimsenin haddine değil

Özellikle DAEŞ'in petrollerinin Türkiye'nin satın aldığını söylemek gibi bir iftiranın içine girmek ve bu iftirayı Türkiye'ye atmak kimsenin haddi değildir. Türkiye, bir terör örgütünden petrol alacak kadar ahlaki değerlerini kaybetmemiştir.

Bu koltukta oturmam

Bu iftirayı atanlar bunu ispat etmek zorundadırlar. İspat ederlerse ben Cumhurbşakanlığı koltuğunda bir saniye durmam. Ancak iftirayı atanlar da bir saniye o koltukta durmamalı. Biz birinci derecede petrolümüzü ve doğalgazımızı Rusya'dan, İran, Suudi Arabistan'dan, Nijerya'dan alıyoruz.

Petrolü alan Rus vatandaşı

Amerika Hazine Bakanlığı'nın açıklamasını söylüyorum, Rus vatandaşı olan Suriyeli bir isim DAEŞ'ten petrol alan kişidir. Bölgemizde iç karışıklıklar üzerinden kendisine etki alanı elde etmek isteyen ülkeler var. Suriye'de yürütülen devlet terörü nedeniyle 380 bin insan hayatını kaybetti. 12 milyon insan yerinden yurdundan oldu.

Suriye halkının böyle bir isimler artık yoluna devam etmesi mimkün değildir. Rejim tarafından desteklenen bir proje olan DAEŞ barbarca eylemleriyle Suriye'deki sorunları derinleştirmek istiyor. DAEŞ'in bizim dinimizle kültürümüzle hiç bir ilgisi yoktur.

Esas sorun Filistin

Suriye ile birlikte Irak ve Yemen gibi ülkelerdeki mezhepçi politikaların neden olduğu yıkımları hep birlikte görüyoruz. Ayrımcılığı körükleyen değil birleştirici yaklaşımlara ihtiyacımız var. Bugün Ortadoğu'da yaşanan sorunun temelinde esasen Filistin sorunu yatmaktadır. Kendi öz yurtlarında vatansız, topraksız brakılmış bu kardeşlerimizle ilgili bu adaletsizlik mutlaka giderilmelidir. Bu sorun çözülmeden İslam Dünyası'nın yoluna devam etmesi mümkün değildir. Türkiye bugün olduğu gibi bundan sonra da Filistinli kardeşlerimizin yanında olmaya devam edecektir.

Başta abluka olmak üzere Filistinliler'in taleplerine yönelik çabalarımızı sürdüreceğiz. Katar yönetimine de bu konuda gösterdileri ilgiye teşekkür ediyoruz. İsrail'in Harem'i Şerif'teki saldırılarına bir an önce son vermesini istiyoruz. İslam İşbirliği Teşkilatı üyelerinin daha samimi gayret göstermesi gerekiyor.

Ortadoğu'nun güvenliği Türkiye'den geçer

Türkiye Körfez bölgesinin istikrarı için kardeşlerine her desteği vermesi kaçınılmazdır. Ancak Türkiye'nin güvenliği bölgenin güvenliği açısından kritik öneme sahiptir. Yüksek Düzeyli Stratejik Diyalog Mekanizması'nı daha etkin bir şekilde kullanmalıyız. Yemen'de başlayan siyasi geçiş süreci rayından çıktı. Ülkede şu anda iç savaş sürüyor. Meşru kamu otoritesinin yeniden tesis edilmesi gerekiyor. Ülkede zemin bulan DAEŞ, bölgesel istikrar ve güveni tehdit ediyor. Libya'da yerinden edilen insan sayısı 450 bini geçti.

Akdeniz'de 70 bin kişi boğuldu

Afrika'dan Avrupa'ya yasa dışı göç eden kişi sayısının 300 bine ulaştığı belirtiliyor. Akdeniz'deki insani dramlara her gün şahit oluyoruz. Ege'de Akdeniz'de denizden topladığımız insan sayısı 70 bine ulaştı. Ama bakıyorsunuz birileri de o botları şişleyerek onların ölümüne sebep oluyor. İşte bizlerle onlar arasındaki fark bu. Bu kötü manzaranın önüne geçilebilmesi için Libyalı kardeşlerimizin milli mütabakat hükümeti gerçekleştirmek zorundadır.

Mültecilere 9 milyar dolar harcadık

Türkiye, kardeş bölge halklarının yanında olmaya devam edecektir. Hiç bir çifte standar uygulamadan terörle mücadelesini sürdürmeye devam edecektir. Başından beri DAEŞ terör örgütü konusunda asılsız ve çirgin algı operasyonalarına maruz kalıyoruz. Şu anda Türkiye'de Irak ve Suriye'den mülteci sayısı 2.5 milyon. Harcamada 9 milyar dolara doğru yaklaşıyor. Henüz dünyadan bize gelen destek 420 milyon dolar. Bazı kararlar alındı. Bakalım bu varılan mutabakatı yerine getirecek mi? Açık kapı politikasıyla varil bombası altında ölmeye mahkum edilen kardeşlerimizi orada bırakmadık.

Ayrımcılığı görmek acı verici

Kendi imkanlarımızla etkin bir mücadele yürütüyoruz. Dünyada DAEŞ'le mücadele konusunda Türkiye kadar kapsamlı mücadele yürüten yoktur. Türkiye doğrudan bu örgütün saldırılarına maruz kaldı. Özellikle dünyada 20 milyonu mülteci statüsünde olan 60 milyon yerinden edilen insan bulunuyor. Sığınmacılara yönelik dışlayıcı tutumların ardından dini ayrımcılığın olduğunu görmek son derece acı verici.

Ne diyor, sadece gayrimüslimleri bize gönderin. Birisi diyor ki nitelikli olanları bize gönderin diyor. Türkiye böyle bir ayrımı yapmadı. Müslümanı da gayrımüslimi de aldık. Biz yaradılarını yaradandan ötürü sevdik. Biz açıkkapı politikamızı sürdürüyoruz. Bu insanların Avrupa'ya yönelmelerinin asıl sebebi ülkelerinde bir hayat sürdüremeyeceklerine inanmalarıdır. Krize gerçek siyasi bir çözüm bulunmadıkça mülteci sorunun üzerinden gelinemez.

Güçlü olan haklı olan değildir. Haklı olan güçlüdür. Bu tezden hareket edeceğiz. Allah'tan başka da galip yoktur. Tek otorite odur. Benim şu gücüm var diye kibirlenmesin, tek galip olan odur. Ben misafirperverliğiniz ve ilginiz için fahri doktora için sizlere teşekkür ediyorum. 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.