Küçük'ten Akademisyenler için ilginç teklif
Barış için Akademisyenler Grubu tarafından ilan edilen "Bu suça ortak olmayacağız" başlıklı bildiri ile ilgili tartışmalar süre dursun, Star yazarı Cem Küçük, köşesinde, bildiriye imza atan akademisyenler için medeni ölüm mekanizmaları kurulması gerektiğini ileri sürdü.

Küçük, "savcılar işe el atmadan üniversiteler hemen o akademisyenlerin iş akdini feshetmeli. O kişiler bir daha iş bulamamalı ve kariyerleri bitmeli. Medyaya çıkamamalı ve toplum da onları otomatik olarak dışlar." yazdı.

İşte Cem Küçük'ün yazısından dikkat çeken bölümler:

"... Ben şunu anlarım. Bir aydın çıksa ve “PKK terör örgütünü lanetliyorum ama bağımsız Kürdistan kurulmasını istiyorum” dese, bu fikir özgürlüğüdür.
Bizdeki 1128 akademisyen ve ona destek veren diğerleri olanı biteni iyi anlıyor. Ama niyetleri kötü olduğu için bu ülkeye ihanet ediyorlar. Hepsi bölünme derdinde. PKK birini katlettiğinde buna hiç üzülüp tepki koymuyorlar. Dün birçok akademisyen gözaltına alındı. Bazı üniversiteler gereğini yaptı ve o akademisyenlerin üniversiteyle ilişiğini kesti. Peki terör örgütüne bu kadar açık destek veren aydınlara karşı ne yapmak gerekir?

Benim son üç yıldır anlatmaya çalıştığım şey tam da bu. Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yok. Tıpkı Batı’daki gibi medeni ölüm mekanizmaları kurmak gerekir. Yani savcılar işe el atmadan üniversiteler hemen o akademisyenlerin iş akdini feshetmeli. O kişiler bir daha iş bulamamalı ve kariyerleri bitmeli. Medyaya çıkamamalı ve toplum da onları otomatik olarak dışlar.

ABD’de bunun son örneği Sean Penn’dir. Meksikalı “el chapo” lakaplı uyuşturucu kaçakçısını neredeyse aklayan bir söyleşi yaptı. Amerikan anaakım medyası Penn’i topa tuttu. Joel Simon cjr.org’da Penn’e sert eleştirilerle yüklendi. Uyuşturucu satıcısını temiz kalpli ve topluma rol model biri gibi göstermekle itham etti. Sean Penn bu tür davranışları yüzünden son 5 yıldır doğru dürüst film yapamadı ve Hollywood’dan eli ayağı yavaş yavaş kesiliyor. Tıpkı 2006’da Mel Gibson’ın başına gelenler gibi. Penn son filmi Gunman’i gösterecek salon bile bulamadı ve son anda Javier Bardem oynamayı kabul etmese hep hüsrana uğrayacaktı.

Durum ABD’de böyleyken ABD’nin Türkiye Büyükelçisi John Bass tuhaf açıklamalar yapıyor. Burayı sömürge ülkesi sanıyor ve aklınca emirler veriyor. Rahatsız edici fikirler serbestçe ifade edilmeli buyurmuş. Madem öyle git Washington’da “İŞİD’e karşı operasyonlar dursun. İŞİD’i anlayalım” desene. Bakalım iyi saatte olsunlar mekanizması nasıl davranacak görelim. John Bass Türkiye senin sömürgen değil. Aklını başına al. Geçti o kafana göre emir verme dönemi. Türk devletinin kararlarına saygı duyacaksın. Senin ülkende terör örgütlerine sempati duyanlara nasıl davranıyorsunuz acaba?

Ben benim gibi düşünmeyen herkesin fikrini özgürce ifade etmesi için sonuna kadar mücadele ederim. Ama bu terör örgütleri için geçerli değil. Şiddete başvurmadan ve övmeden her türlü fikir öne sürülür. Terör örgütlerini övenler ise aynen batıdaki gibi medeni ölüme mahkum edilmelidir. 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.