Kürt mafyasının soyismini değiştiren üyesine silahlı saldırı!

taşehir’de, müteahhitlik yapan işadamı Edip Fırat, tartıştığı kişi ya da kişiler tarafından silahla vuruldu. Hastaneye kaldırılan Fırat’ın durumunun ağır olduğu öğrenildi. Yaralı işadamının, ünlü uyuşturucu kaçakçısı Baybaşin Ailesi’ne mensup olduğu, sonradan soyadını Fırat olarak değiştirdiği öğrenildi.

Olay, İçerenköy Mahallesi, Ertaş Sokak’ta saat 11.15 sıralarında meydana geldi. İddiaya göre, işadamı Edip Fırat, lüks otomobiliyle müteahhitliğini yaptığı binanın inşaatına geldi. İnşaat alanının önünde kimliği belirlenemeyen kişi ya da kişilerle bilinmeyen bir nedenle tartışmaya başladı. Tartışmanın kısa süre sonra kavgaya dönüşmesi üzerine, karşısındaki kişi ya da kişiler silahla Edip Fırat’ın üzerine kurşun yağdırdı. Kafasından yaralanan Fırat, olay yerine gelen ambulansla özel Bayındır Hastanesi’ne kaldırıldı. Edip Fırat, ilk müdahalenin ardından ameliyata alındı. Halen yoğun bakımda olan Edip Fırat’ın durumunun ağır olduğu belirtildi.

Polis, olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlattı.

BAYBAŞİN AİLESİ’NDEN…


Bu arada, Edip Fırat’ın ünlü uyuşturucu kaçakçısı Baybaşin Ailesi’ne mensup olduğu, sonradan soyadını Fırat olarak değiştirdiği öğrenildi.


OLAYIN NEDENİ ‘DAYAK


Ataşehir İçerenköy’de, müteahhitlik yapan işadamı Edip Fırat’ın tartıştığı kişi ya da kişiler tarafından silahla vurulmasının, eski kiracının ödemediği 1.750 TL’lik su faturasından kaynaklandığı anlaşıldı.

Alınan bilgiye göre, Edip Fırat’ın, işyerini boşalttıktan sonra gelen su faturası yüzünden eski kiracısıyla tartıştığı ve kiracısını dövdürdüğü öğrenildi.

Dayak olayını gururuna yediremeyen olayın faili eski kiracının ise silahlı saldırı olayını gerçekleştirdiği tespit edildi.

Polis, kimliğini tespit ettiği eski kiracı ile kendisine olay sırasında yardım eden kişileri yakalamak için operasyonlarını sürdürüyor.


BAYBAŞİN AİLESİ KİMDİR?

Abdullah Baybaşin, Baybaşin ailesinin Avrupa'da cezaevine giren son üyesi.

Bir zamanlar 'Avrupa'nın Escobar'ı' olarak nitelenen kardeşi Hüseyin de Hollanda'da bir cezaevinde yattı..

Yıllar boyu Baybaşin'lerin ismi, Londra'daki Türk ve Kürt toplumlarında korku yarattı.

Kendilerine başvuran insanlar üzerinde öylesine bir etkileri vardı ki, onlara sadece ve çoğu zaman sessizce 'Aile' olarak hitap edilirdi.

Baybaşinler'in kökleri Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu bölgesine uzanıyor.

Ailenin uyuşturucu dünyasına ilk adımı 1970'li yıllarda, Suriye sınırındaki Lice'de eroin rafine ederek attığı söyleniyor.

Milyonlar

1998 yılına gelindiğinde ise, Avrupa'ya eroin kaçakçılığı yaparak milyonlar kazanmaya başladılar.

Kolombiya'nın uyuşturucu kaçakçısı Pablo Escobar'ın ardından, 'Avrupa'nın Escobar'ı' olarak adlandırılan Hüseyin Baybaşin, 1994'te İngiltere'ye gelerek sığınma başvurusunda bulundu.

Başvurusu kabul edilen Hüseyin Baybaşin daha sonra kendisine üs olarak Amsterdam'ı seçti.

Kardeşi Abdullah ise İngiltere'ye 1997 yılında geldi.

Abdullah Baybaşin, İngiltere'ye gelir gelmez sığınma talebinde bulundu.

Geçtiğimiz haftalarda İngiltere basınında Baybaşin'in İngiliz gümrük yetkililerine muhbirlik yaptığı ve bu nedenle kendisine özel muamelede bulunulduğu yönünde haberler yer aldı.

Gümrük İdaresi'nin bir sözcüsü BBC'nin internet sitesine yaptığı açıklamada, "Kanun uygulayıcı diğer kurumlar gibi, Gümrük İdaresi'nin de politikasına göre istihbarat için kullanılan insan kaynağı ne doğrulanabilir, ne de yalanlanabilir. Dolayısıyla Gümrük İdaresi, bu haberler hakkında bir yorum yapmayacaktır" ifadelerini kullandı.

Abdullah Baybaşin'in İngiltere'deki eroin kaçakçılığında aslan payını elinde tuttuğuna inanılıyor.

Bir rakibi tarafından vurulmasının ardından tekerlekli sandalyeye mahkum olan Baybaşin, sığınma talebi değerlendirildiği sırada Londra'nın kuzeyinde bulunan Edgware semtinde geniş bir evde oturuyordu.

Kardeşi Hüseyin Baybaşin, Temmuz 2002'de uyuşturucu kaçakçılığından suçlu bulunarak Hollanda'da ömür boyu hapse mahkum edildi.

Ancak Akdeniz ve Ege sahillerinde turistik merkezlere yatırdığı servetinin büyük bölümünü koruduğu sanılıyor.

Her iki kardeş de, yaklaşık 45 milyar dolar hacmindeki eroin kaçakçılığına Türkiye hükümetinden üst düzey yetkililerinin de karışmış olduğunu ileri sürmüşlerdi.

Bombacılar

Abdullah Baybaşin bir dönem, Londra'daki Türk ve Kürt toplumlarına korku salan Bombacılar adında, gençlerden oluşan bir çete kurmuştu.

Bombacılar dükkan ve işyerlerine silahlı baskınlar düzenleyerek, haraç talebinde bulunurlardı.

Bir defasında samuray kılıçları, metal çubuklar, ıstakalar ve silahla donanmış 20 kişilik bir çete Stoke Newington semtinde bir Türk kafesine girmiş; silahlar ateşlenmiş ve kafede bulunan bir kişinin işaret parmağı kesilmişti.

Dükkan, kafe ve küçük ölçekli işletmelerin sahipleri ölüm tehditleri alıyor ve bazıları yılda 17 bin dolardan fazla haraç ödüyordu.

Kemal adıyla bilinen ancak ismini açıklamak istemeyen bir Türk işadamı, BBC'nin internet sitesine yaptığı açıklamada "Çok tehlikeli adamlardı. Toplum içinde kötü bir üne sahiplerdi" diye konuştu.

Çetenin mağdur ettiği bazı kişiler, PKK/Kadek örgütünden yardım talebinde bulundu.

9 Kasım 2002'de Bombacılar ile PKK/Kadek üyeleri arasında çatışma çıktı.

Kuzey Londra'nın Green Lanes bölgesinde çıkan sokak kavgasında, Alişan Doğan isimli bir kişi hayatını kaybetti.

Scotland Yard olarak bilinen İngiltere Emniyet Müdürlüğü, Baybaşin'ler hakkında istihbarat toplama faaliyetlerini hızlandırdı.

Aralık 2003'te bir dizi baskın düzenlendi ve birkaç kişi gözaltına alındı.

Çok sayıda silah, pala, çalıntı cep telefonu ve büyük miktarda sahte para ele geçirildi; ayrıca işkence odası olduğu sanılan bir mekan ortaya çıkarıldı.

Yasal süreç başlatıldı ve şubat ayında Baybaşin çetesinin altı üyesi, silahlı suç olaylarına karışmak, şiddete, şantaja başvurmak ve haraç toplamak suçlamalarını kabul ederek toplam 68 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

'Başka çeteler var'

Çetenin iki üyesi de Ekim 2003'te Tottenham'da bir benzin istasyonunun avlusunda bir Türk'e cinayete teşebbüsten hüküm giydi.

25 yaşındaki Erdal Özman 15 yıla, 21 yaşındaki İbrahim Aslan da 13 yıla mahkum edildi.

Bu yıl başlarında 45 yaşındaki Abdullah Baybaşin, şantaja karıştığı suçlamalarını kabul etti.

Hakkındaki cezanın açıklanması birkaç kez ertelendi.

Kemal adındaki iş adamı, BBC'nin internet sitesine yaptığı açıklamada, Baybaşin çetesinin çökertilmesinden memnun olduğunu söyledi ancak "Burada halen Tottenham Çocukları (Tottenham Boys) gibi başka çeteler var" dedi.

Yerel meclis üyesi Nilgün Canver de, Baybaşin çetesine karşı harekete geçildiğinden beri şiddet olaylarının azaldığını söyledi.

Canver, "Polis ve Haringey Belediyesi harekete geçme sözü verdi. Şimdi burada yaşayan ve çalışanlarla birlikte, bölgeyi kalkındırmak için çalışıyoruz" dedi.

BBC / DHA/ komplohaber

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.