Kürt sanatçı: 'Ben de HDP'liydim ama uyandım!'

Çiyager yaptığı Kürtçe albümlerle Kürt halkının gönlünde taht kurmuş ünlü bir ses sanatçısı… Terörün 90'lı yıllarda yakıp yıktığı Silvan'da babasını faili meçhul bir cinayete kurban vermiş onlarca Kürt gençlerinden biri aynı zamanda… PKK ile siyasi uzantıları arasında bir ömür geçiren Çiyager yıllar sonra örgütün Kürt halkına verdiği zararları çok acı bir tecrübeyle öğrendi.

“Artık uyanmanın zamanı geldi” diyen Çiyager HDP ve PKK'yı eleştirince bir anda hain ilan edildi. Yaşadıklarını ve PKK/DBP/HDP ile KJA'nın Kürt halkına verdiği zararları çarpıcı bir dille Star gazetesinden Kemal Gümüş'e anlatan sanatçı Çiyager, “Birkaç ay öncesine kadar HDP'liydim, bu topluma yapılanları görünce artık bir noktadan sonra uyanmak zorundasınız. Geç de olsa uyanmak ve o gördüğünüz gerçekleri topluma da göstermek zorundasınız” dedi.

ARTIK UYANMAK ZORUNDAYDIM

Yaşadıklarını ve PKK/DBP/HDP ile KJA'nın Kürt halkına verdiği zararları çarpıcı bir dille anlatan sanatçı Çiyager, “Son birkaç ay öncesine kadar HDP'liydim, bu topluma yapılanları görünce artık bir noktadan sonra uyanmak zorundasınız. Geç de olsa uyanmak ve o gördüğünüz gerçekleri topluma da göstermek zorundasınız” dedi. Açık bir şekilde topluma verilen sistematik zararlar uyanmama ve bazı gerçekleri görüp ifade etmeme neden oldu diyen Çiyager, “Özgürlük, barış ve demokrasi gibi bir takım çağdaş kavramların arkasına sığınılarak toplumun değiştirilmesi ve dönüştürülerek öz değerlerinden yoksun bırakılmaya çalışılmasına dur demenin zamanı geldi. Kürtleri kürt yapan namus haya yardımlaşma gibi değerler bir bir yok ediliyor. Bunu uzun uzun düşündüm ve facebook sayfamda HDP ve PKK'nın yaptıklarının yanlış olduğunu toplumu bozduğunu yazdım. Aman sen misin bunu yapan beni yıllardır baş tacı eden yüzlerce PKKlı, HDPli bir anda hain ilan ettiler. Hiçbiri HDP/PKK'yı neden eleştirdiğimi sormadı sorgulamadı bile. Ancak binlerce insan da yazdıklarımı okuduktan sonra bana hak verdiler” ifadelerini kullandı.



PKK KÜRT KÜLTÜRÜNÜ YERLE BİR ETTİ

PKK'nın Kürt kültür, inanç ve geleneklerini nasıl yerle bir ettiğini anlatan Çiyager, “KJA (Özgür Kadınlar Kongresi) kurulduktan sonra “biz kimsenin namusu değiliz” sloganıyla Kürt gelenek ve kültürüne, “kimsenin emaneti değiliz” sloganıyla da Peygamber efendimizin “kadınlar sizin emanetinizdir” hadisi şerifi üzerinden İslam'a meydan okuyarak bölge kadınını dönüştürmek ilk adımı atmış oldu” dedi. DBP/HDP/KJA gibi onlarca değişik isimle hareket eden ancak temelde PKK'nın talimatları dışında hareket edemeyen tüm oluşumların halkı korumaktan çok uzak olduğunu anlatan Çiyager toplumu uyararak önemli açıklamalar yaptı.

PKK/KJA AİLE DÜŞMANIDIR

İşte Çiyager'in yaptığı o açıklamalar…

“Bir toplumu ayakta tutan temel yapı aile mefhumudur, ancak bu gün HDP ile PKK bu mefhumu tamamen yok ediyor. Aile olmasa toplum olmaz, PKK'nın talimatıyla kurulan ve HDP'nin arka bahçesi olan Özgür Kadınlar Kongresi (KJA) en büyük aile düşmanıdır. Kadınları özgürleştirme adına yaptığı tek şey aileleri dağıtmak, kadınlara sen kocanın namusu değilsin sen özgürsün arkanda biz varız diyerek eşlerine düşman edip evlerinden koparıyor. Bunlar özgürlüğü kadının evini ve kocasını bırakıp kendilerine köle yapmak şeklinde algılıyor. Oysa biz kadınların özgürce düşünüp hayata katkı sunması gerektiğine inanıyoruz, kadınların kocalarına baş kaldırması özgürlük değil.”

KADINLARI BOŞATIP KÖLELEŞTİRİYORLAR

KJA ise eşlerin arasına girerek kadınları köleleştiriyor. Çünkü evli bir kadını kullanamazlar. Eşiyle beraber olan bir kadın, çocukları olan ve evine bağlı bir kadın gece yarılarına kadar bazen sabahlara kadar bunların yanlarında kalıp onların egolarını tatmin edebilir mi veya ailesini çocuklarını bırakıp o şehir bu şehir gezebilir mi… Onlar bunu yaparak sözde kadınlara özgürlük veriyorlar. Bu kültürümüze, dinimize ve toplum ahlakına saygısızlık değimli Allah aşkına…

HDP DULLAR PARTİSİ OLDU

Yüzlerce kadın KJA yüzünden eşlerini, yuvalarını terk etti. HDP adeta bir dullar partisi oldu. Özgürlük adı altında kadını kocasından boşuyorlar sonra ona artık sen özgürsün diyorlar. İstediğin her şeyi yapabilsin diyorlar. Oysa böyle bir özgürlük yok, yaptıkları hem doğaya hem de kültüre hem de dine aykırı.

KADINLAR FUHUŞA İTİLİYOR

Kadınları bir daha eşleriyle bir araya gelemesin diye sıkı bir şekilde baskı ve takipte tutuyorsun ancak sözde özgürleştirdikleri kadınları partide bir sürü erkeğin içine sokarak en büyük ihaneti de yine onlar yapıyor. Bu şekilde çok büyük ahlaksızlığa hizmet ediyor. Yani eşlerinden koparılan zavallı kadınlar adeta erkeklere peşkeş çekiliyor. Kocasına ben namusun değilim dedirttikleri kadınlar yedi yabancı erkeklere muhtaç ediliyor. Ben buna tahammül edecek kadar namussuz değilim çünkü bu kadınlar fuhşa itiliyor.

HEWAL HEVAL DİYEREK YÜZLERCE AİLEYİ DAĞITTILAR

Diyarbakır'da bu şekilde yüzlerce kadın boşandırıldı, ne yapacak bu kadınlar tek başına namusuyla yaşayabilecek bir ortam ve imkân mı var, yine bir erkeğe ihtiyacı var. İşte bu noktada örgüt ve parti sözde özgürleştirdikleri bu kadınları her türlü yönlendirip kullanıyor. Heval heval diyen nice partilinin davası uğruna hapse giren arkadaşının eşine göz koyacak kadar alçalmıştır.

KJA EŞİME 'BOŞANMAZSAN ÖZGÜR OLAMAZSIN' DEDİ

Eşimi ve çocuklarımı seven babalık görevlerimin bilincinde olan ve bunları yerine getiren bir insanım. Eşime sürekli KJA'da işe başlaman için boşanman gerekiyor baskısı yaptılar, özgür olup bizimle olman için boşanman gerekiyor dediler. Bu vicdansızlıktır zalimliktir.

MAHKEME KURUP BENİ YARGILADILAR

KJA ayırdığı eşlerin tekrar bir araya gelmesini engellemek için de taraflara “eğer bir birinize bir şey iletmek isterseniz önce bize söyleyeceksiniz tüm iletişiminiz bizim üzerimizden olacaktır” diyor. 20 yıllık eşimle bir araya gelip konuşmak istedim diye mahkeme kurup beni yargıladılar. Beş erkek beş kadın parti binasında toplanarak beni yargıladılar. Onlara ‘eğer demokratız ve toplumun iyiliği için çalışıyoruz diyorsanız o zaman uzlaştırmacı olun, aksi takdirde topluma ve kadına zarar veriyorsunuz, kadını fuhşa çekiyorsunuz, çocukları uyuşturucuya ve yine fuhşa sürüklüyorsunuz' dedim.

11-15 YAŞLARINDAKİ ÇOCUKLARI ÖLÜME SÜRÜYORLAR

Bu yolda babamı kaybetmiş bir insanım. Bir sürü yeğenimi, akrabalarımı feda etmiş bir insanım. Kan kanla temizlenmez. İnsanların ölümüne müsaade etmek, onların ölümüne aracı olmak, bazı insanların fuhşa girmesine sebebiyet vermek, çocukların ölmesine sebebiyet vermek ne demektir... Kürt davası çocuklara mı kalmış? Şimdi 11-15 yaşlarında çocuklar öne sürülüyor ve öldürülüyorlar. Sizce burada kim suçlu? Onları sokaklara sürenler mi suçlu yoksa öldürenler mi? Bunları iyi hesaplamak, iyi düşünmek gerekiyor.” (Star)


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
harbi laz 11 ay önce

helal olsun adama. koca yurekli.