Sivil polis Tahir Elçi'nin öldüğü çatışma anını anlattı

Diyarbakır Sur'da Baro Başkanı Tahir Elçi'nin hayatını kaybettiği çatışmaya ilişkin olay yerinde bulunan sivil polislerden birinin verdiği ifade ortaya çıktı. Çatışma anını anlatan polis, sokakta koşan teröristleri polis zannettiğini söyledi.


Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin öldürüldüğü çatışma sırasında sokaktan koşarak geçen YDG-H'li teröristlerin onlarca el ateş edilmesine rağmen nasıl vurulmadığı sorusu cevap bekliyor. Olay noktasında bulunan sivil polislerden birinin şikayetçi sıfatıyla verdiği ifade, bu soruya cevap niteleğinde. Milliyet'in haberine göre, koşarak geçen teröristleri önce ekipten zannettiklerini anlatan sivil polis, teröristin polisleri geçtikten sonra geriye ateş ettiğini söyledi. Olay yerinde bulunan deforme mermiyle ilgili de önemli bir ayrıntı ortaya çıktı.

Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi’yi öldüren kurşunun hangi silahtan çıktığına yönelik araştırmalar sürerken, Ankara’ya gönderilen deforme mermi çekirdeğinin olay yeriyle bağlantısı zayıf bir bölgede bulunduğu ve Elçi’yi öldüren kurşun olma ihtimalinin zayıf olarak görüldüğü kaydedildi.

Olay sırasında sokağa giren YDG-H’lilerden birinin de ateş ettiği belirlenirken, ifadesi alınan bir polis, bu kişinin kendisini geçtikten sonra geriye dönerek ateş ettiğini anlattı. Kendisinin karşılık verdiğini anlatan polis, yanındaki üç polisin ateş etmediğini söyledi.

‘Sokak güvenli değildi’

Savcılık tarafından ifadesi alınan ve sadece sicil numarası tutanağa yazılan polis “şikayetçi” sıfatıyla ifade verdi. Polis, ifadesinde şunları anlattı: “Yenikapı Sokak’ta açıklama yapılacağının amirler tarafından bildirilmesi üzerine dört polis olarak iki ekip halinde saat 10’da buraya gittik. Sokakta Foto Film Şubesi’nde görev yapan iki, İstihbarat Şube’den iki polis ile yaklaşık 8-9 kişi civarında Güvenlik Şube’den arkadaşlarım vardı. Elçi’nin açıklamaya başlamasından sonra sokağın güvenli olmamasından dolayı Dört Ayaklı Minare ile Gazi Caddesi arasındaki caminin önüne geldik.


Koşan teröristi polis zannetti

Açıklama bittikten sonra Balıkçılarbaşı yönünden silah sesleri duyduk. Bunun üzerine üzerimde taşıdığım CZ 75 marka beylik tabancamı çıkartarak, ağzına mermi verdim. 10-15 saniye içinde meydan tarafından bulunduğumuz sokağa iki erkek kişinin koşarak geldiğini gördüm. Güvenliğim için iki polis arkadaşımı caminin iç tarafına ittim. Gelenleri rahatlıkla görebiliyordum. Silah sesleri üzerine bir diğer arkadaşım, sokakta karşımızda bulunan dar sokağın başına geçmişti. İki kişi art arda sokağa girdi. Arkadakinin elinde silah vardı ve dar sokakta bekleyen polise ateş etti. Öndekinin elinde silah olup olmadığını görmedim ancak arkadakinin sağ elinde silah bulunmaktaydı. O gün hepimiz sivil olarak görev yaptığımız için o anın vermiş olduğu etki ile koşanlardan birinin polis olduğunu düşündüm. Koşanlara yanımıza gelene kadar ateş etmedik. Karşı tarafta ve aynı hizada bulunan sokakta, İstihbarat Şube’de görevli polise, arkadan gelen kişinin ateş etmesi üzerine ateşe başladım.

Arkadan gelen kişiye yaklaşık 6-7 el ateş ettim. Ancak camiye ittiğim ve ara sokaktaki arkadaşların ateş edip etmediğini bilmiyorum. Arkada elinde silah olan kişi, beni bayağı geçtikten sonra, yaklaşık 10 metre sonra beni görmeden silahını ateşledi. Silahlı bulunan sağ eli geri vaziyetteyken beni vurdu, yaralandım. Yaralandıktan sonra ateş etmedim. Önde koşan şahsın ateş ettiğini görmedim.”

Deforme mermi zayıf ihtimal

Elçi’nin öldürüldüğü bölgede 84 delil numaralandırması yapıldığı ama çatışmalardan dolayı sadece 43 delilin toplanabildiği ifade edilmişti. Kalan kanıtların akıbeti bilinmezken, 43 numaraya kadar toplanan deliller arasında yer alan deforme mermi çekirdeğinin ise Elçi’nin hayli uzağında bulunduğu ve cinayetle ilgisinin olmadığı düşünülüyor. Elçi ailesinin avukatları savcılığa sundukları dilekçede deforme mermi ile ilgili kuşkularını dile getirerek, olay yeri krokisinin kendilerine verilmesini istedi. 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.