Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Yiğit Bulut, A Haber'de katıldığı bir programda, Kanal D ekranlarına yapılan terör propagandasına çok sert tepki gösterdi, "bu iş bu kadar basit değil, bu kadar ucuz değil" dedi.


Aynı medya grubunun daha önce, "terör örgütünün siyasi parti kılığına girmiş uzantıları"na kapıları sonuna kadar açtığını, ekranlarında saz çaldırdığını hatırlatan Bulut, Türkiye Cumhuriyeti yargısının, şehit çocuklarının hakkını koruması gerektiğini vurguladı.

Kendisinin de televizyonculuk yaptığının altını çizen Yiğit Bulut, "bilmiyorduk, kandırıldık, yanlışlıkla oldu" şeklindeki savunmalara karşı ise, "kiminle telefon bağlantısı yaptığınız bilirsiniz, telefon bağlantısı yaptığınız kişinin nerede oturduğunu, nerede çalıştığını bilirsiniz. Öyle herkesi alıp da canlı yayına bağlamazsınız" ifadelerini kullandı.

Yiğit Bulut şöyle konuştu:

TÜRKİYE FİZİKİ BİR TAARRUZ ALTINDADIR

Bunun Kürt meselesiyle hiçbir alakası yok. "Türkiye'de Kürt denklemi vardır ve bu denklemin doğru dengelenememesi sonucunda bu olaylar ortaya çıkmıştır" gibi bir saptama yapanlar, olayı tamamen çarpıtıyorlar. Bu işin herhangi bir etnik kökenle alakası yok. Bunun altını çizerek söylüyorum. Türkiye fiziki bir taarruz altındadır. Türkiye'nin bazı bölgeleri, içeriden ve dışarıdan yönetilen fiziki bir saldırı altındadır. Ve bunun Türklükle, Kürtlükle alakası yok. Bu tamamen Türkiye'ye yönelik bir saldırı.

Bu saldırının ne olduğunu çok iyi analiz etmemiz lazım. Bugün birileri çıkıp "biz yeniden masaya dönmeliyiz, bizi engelleyenler var, Cumhurbaşkanı şöyle, x böyle, y şöyle..." gibi afralar tafralar yapmasın. Türkiye'nin fiziki bir taarruz altında olduğu bir ortamda kiminle hangi masaya oturuyorsunuz?

BEN DE TELEVİZYONCULUK YAPTIM, ÖYLE HERKESİ CANLI YAYINA BAĞLAMAZSINIZ

Ben de televizyonculuk yaptım. Kiminle telefon bağlantısı yaptığınızı bilirsiniz, telefon bağlantısı yaptığınız kişinin nerede oturduğunu, nerede çalıştığını bilirsiniz. Öyle herkesi alıp da canlı yayına bağlamazsınız.

Dolayısıyla aynı medya grubunun daha önce, terörün organik yavruları (TOY) dediğim, yani siyasi parti kılığına girmiş terör örgütü uzantılarıyla birlikte yapmış oldukları yayınları, özellikle seçim dönemlerindeki yayınları bir kere daha hatırladığımızda, şehitlerimizin olduğu bir gecede çok masumane bir şekilde "Türk devleti çocukları bombalıyor" propagandası yaptığınız zaman bu ciddi bir terör propagandası suçudur. Ve savcılık soruşturma başlatmıştır. Yargıya intikal ettiği için daha fazla konuşmak istemiyorum.

BU İŞ BU KADAR UCUZ DEĞİL! TÜRKİYE CUMHURİYETİ YARGISI, O 5 YAŞINDAKİ ÇOCUĞUN HAKKINI KORUMAK ZORUNDADIR

Bakın 5 yaşında bir çocuk, babasının tabutunu sıvazlayarak gönderiyorsa ve o çocuk buna katlanabiliyorsa, ben bu programa katlanmak zorunda değilim bir Türk vatandaşı olarak. Ben bunları söylemek zorundayım. O çocuğun her günü babasız geçecek. O çocuk babasını bu ülkeye verirken, bilmem ne efendinin kanalında bu ülkenin askerine polisine "katil" deniliyor.

Bu kadar ucuz değil bu iş. Ben çıkayım özür dileyeyim, ondan sonra yoluma devam edeyim. Bu kadar ucuz değil. Can var ortada. Türkiye Cumhuriyeti yargısı, o 5 yaşında babasını veren çocuğun hakkını korumak zorundadır.

Eğer bu ülkenin televizyon programlarında terör propagandası yapmak bu kadar ucuzsa, bu kadar cezasızsa, bu kadar karşılıksızsa, "benim babam nereye gitti" diye o çocuk sorar.

O kadar basit değil. Yanlışlıkla bağlanmış da, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin silahlı kuvvetlerine, askerine, polisine "katil" demiş. "Şehirlere bombalar yağdırıyor" demiş. O kadar ucuz değil bu iş. Ben bu işin bu kadar basit olduğunu düşünmüyorum. Daha önce yine terör örgütünün siyasi parti kılığına bürünmüş mensuplarına defalarca, saatlerce aynı terör propagandasının yaptırıldığı bir medya grubunda, hatta sempatik görünsün diye eline saz verilerek programlara çıkarıldığı bir medya grubunda bunun da olması doğaldır. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
YÜCEL ERDOĞAN 12 ay önce

SEN KİMSİN YİĞİT BULUT......SEN KİMİN DESTEKLEYİCİSİN....DESTEKLEDİKLERİN DEMEDİMİ TERÖR BİTECEK DİYE...SENİ ALMADIMI KANALINA AYDIN DOĞAN...DA KONUŞUYORSUN LAN...SEN NE TELEVİZYONCUSUSUN HA KİME HİZMET EDİYORDUN NASIL OLDUDA BU KADAR HIZLA YÜKSELDİN HERKES BİLİYOR.....