İşte 9 ilginç komplo teorisi!
FLIGHT 007



Kore Havayolları ait yolcu uçağı 1 Eylül 1983’te Japon Denizi’ndeki Sovyet hava sahası üzerinde Sovyet uçak savarları tarafından düşürüldü. Olay, hala devam eden birçok tartışmaya konu olmuş ve çoğunluğu Soğuk Savaş dönemindeki dezenformasyon ve propaganda kampanyalarından kaynaklanan birtakım komplo teorilerinin ortaya çıkmasına sebebiyet vermiştir. Bu çeşitli teoriler genellikle ortaya atanların politik görüşlerini yansıtmaktadır; sağcı teoriler 1983’te ABD hükümetinin konumunu gösterirken, solcu teoriler ise aynı dönemdeki Sovyet konumunu yansıtmaktadır.

DİJİTAL TELEVİZYON



Bazı teorisyenler dijital televizyon yayıncılığına yapılan zorunlu geçişin “Büyük Birader” konseptinin pratikte gerçekleştirilmesi olduğunu iddia etmekte, set üstü cihazların içine minyatür kamera ve mikrofonlar eklendiğini ve yeni televizyon setlerinin insanları gizlice gözetlediğini iddia etmektedir. Bir başka iddia ise zihin kontrolü teknolojisinin kullanımının dijital sinyaller içerisine saklanmış olduğunu, bu sinyallerin insanların zihin ve duygularını altüst etmek ve subliminal reklam yapmak amacıyla kullanıldığını ifade etmektedir.


MODERN NAZİLER 



Martin Bormann (17 Haziran 1900 – 2 Mayıs 1945), öne çıkan bir Nazi yetkilisiydi. NSDAP’nin parti sözcüsü ve Adolf Hitler’in özel sekreteri oldu. Hitler’in güvenini kazandı ve Üçüncü İmparatorluk’ta sonsuz güce sahip oldu. Bormann, savaştan sonra bulunamadı ve Nürnberg’te gıyabında yargılama yapıldı. Özellikle Avrupa, Paraguay ve Güney Amerika’daki diğer bölgeler olmak üzere tüm dünyada yaklaşık yirmi yıl boyunca Bormann’ın görüldüğü bildirilse de, bu iddialar doğrulanamadı. Bormann’ın firardayken estetik ameliyat olduğu iddia edildi. 1967’de bir basın toplantısında Simon Wiesenthal, Bormann’ın Güney Amerika’da hayatta ve sağlıklı olduğuna dair kuvvetli deliller bulunduğunu ileri sürdü. Radyo talk show sunucusu David Emory, Nazi lideri Martin Bormann’ın hiç ölmediğini ve Bush ailesi, Hassan al Banna, Grover Norquist, Meyer Lansky ve Michael Chertoff gibi diğer insanların da içinde bulunduğu küresel bir imparatorluk kurduğunu iddia etti.



DOĞAL DEPREM Mİ, DEĞİL Mİ?



2004 Hint Okyanusunda meydana gelen Tsunami’nin bir “tsunami bombası” – okyanusta suyun altında stratejik bir pozisyona yerleştirilmiş bir nükleer silah ile kasıtlı olarak meydana getirildiği söylenmektedir. Kimileri 2. Dünya Savaşı kadar eski zamanlardan beri ordu tarafından böyle bir teknolojiyle ilgili araştırmalar yürütüldüğü için bu teknolojinin gerçekleştirilebilir olduğunu düşünmektedir. Açıklanan belgelere göre, 1944 ve 1945 yıllarında Yeni Zelanda kıyılarına yakın bölgelerde küçük gelgit dalgaları tetiklemek için patlamalardan yararlanan çok gizli tsunami bombası deneyleri yapılmıştır. ABD Savunma Bakanlığı bile 2004’teki felaketten çok önce, 1997 yılında savaşta deprem tetikleme teknolojisiyle ilgili endişelerini belirtmiştir.

PHAR LAP





Phar Lap (1926-1932), Büyük Buhran’ın ilk yılları sırasında toplumun ilgisini kazanmış şampiyon bir Yeni Zelanda safkan yarış atıdır. Yeni Zelanda’da doğmuş, Avustralya’da eğitilmiş ve yarışmıştır. Phar Lap seçkin kariyeri süresince Avustralya yarışlarını domine etmiş ve sayısız yarış kazanmıştır. 5 Nisan 1932 sabahında, Kuzey Amerika ziyaretinde seyisi olan Tommy Woodcock, atı acı içinde ve yüksek ateşle bulmuştur. Phar Lap birkaç saat içinde kan kaybından ölmüştür. Söylentiler birbirini takip etmiş, ve yapılan otopside atın mide ve bağırsaklarının iltihaplı olduğu ortaya çıktığında birçok kişi atın kasıtlı olarak zehirlendiğini düşünmüştür. Bununla birlikte 2006 yılında Avustralya Senkroton Araştırma bilim adamları Phar Lap’ın ölümünden birkaç saat önce büyük tek bir doz arsenikle zehirlendiğinin neredeyse kesin olduğunu açıklamış, bu da Phar Lap’ın, yasadışı bahislerinde onları çok büyük zarara uğratacağından korkan Amerikan gangsterlerinin tarafından öldürüldüğü teorisini desteklemiştir.



ROMA DECCAL’İN MERKEZİ



Bu teori, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki çeşitli köktendinci Hıristiyan Protestan gruplar ile sınırlıdır. Bu teori Vatikan’ın (Papa) deccal olduğunu ve toplumdaki yegâne işlevinin onu yıkmak olduğunu varsaymaktadır. Bu teoriyi desteklemek için ortaya konan tüm kanıtlar temel bilimle kolayla çürütülebilmektedir. İlginç şekilde, çok sayıda Katolik de Meryem Ana’nın 1846 yılında Fransa’da La Salette’de iki çocuğa görünmesinden ötürü bir gün Roma’nın deccalın merkezi olacağına inanmaktadır.



YENİ KOLA





Coca Cola ile ilgili çok sayıda komplo teorisinden biri de, şirketin klasik ürününe olan talebi daha yukarıya çekmek için Yeni Kola olayıyla formülünü kasıtlı olarak daha kalitesiz bir formülle değiştirdiği, ve daha sonra maddi kazanç için yeniden klasik formülü piyasaya sürdüğü iddiasıdır. Bundan farklı olarak, bazıları bu değişikliğin Coca Cola’nın klasik Kola’yı daha az pahalı olan mısır şurubunun kullanıldığı yeni bir formülle yeniden piyasaya sürmesine imkan verdiğine inanmaktadır.

DÜNYA BANKASI





Yeni Dünya Düzeni’nin ülkelerin zenginliğini para birimi ihracı üzerinden ülkelerin merkez bankaları vasıtasıyla yöneteceği söylenmektedir. 1913’te kurulmuş olan Amerikan Merkez Bankası ile ilgili bir teoriye göre, Merkez Bankası, Amerika Birleşik Devletleri’nin alt ve orta sınıflarının varlıklarını Yeni Dünya Düzeni’nin uluslararası bankacılarına transfer etmek için tasarlandı. Teorisyenler aynı zamanda Dünya Bankası’nın gücünü tüm dünyada hükümet politikalarını kontrol etmek amacıyla kullandığına inanmaktadır.

BÜYÜK ELEKTRİK KOMPLOSU





Elektronik Komplosu Teorisi’nin, Yeni Dünya Düzeni komplo teorilerinin bir başka şekli olduğu söylenmektedir. Teori, gizli bir grubun yüzyıllar boyunca, sonuç dünyanın yıkılmasına sebep olacak olsa bile dünya egemenliğine sahip olmaya çalıştığı inancından meydana gelmektedir. Teoriye göre, dünya egemenliği antik çağlardan beri planlanmıştır ve şu aşamalardan oluşmaktadır:



1. Değerli metal esaslı demir paranın kağıt para ile yer değiştirmesi. Bu süreç Rönesans’ta, insanların kağıt karşılığında somut bir eşya (gümüş veya altın parçaları gibi) elde etmesini sağlayan etiketlerin kullanılmaya başlanmasıyla doğmuştur.

2. Kredi kartları ile sanal paranın ortaya çıkması: para neredeyse tamamen sanal bir duruma gelmiştir. Para artık somut bir kağıt veya metal esaslı obje değil, manyetik şeritlere kaydedilen sayı dizileridir.

3. İnternet ve Elektronik ticaretin yaygınlaşması: İnternete bağlı bir bilgisayardan eşya ve hizmet alıp satmak için kredi kartları artık gerekli değildir.

4. Sürekli uluslararası bankacılık birleşmeleri sayesinde dünya bankacılığının birkaç elde toplanması.

5. Elektronik bir kimlik kartının dünya çapında uygulanması.

6. Dünya çapında büyük bir elektrik kesintisi. Bu kesinti ve tüm elektronik hesaplardaki bilgilerin eş zamanlı olarak silinmesiyle çok büyük bir felaket meydana gelecektir. Bu olaydan sonra, tüm gezegende anında kaos ve açlık ortaya çıkacak, ve medeniyet hayatta kalabilmek için köleliğin ilkel şekillerine geri dönecektir. Bu sürece önderlik ederek yüzyıllar geçiren bu “gizli organizasyon”un son hedefi budur. Tüm dünya çapındaki bu elektrik kesintisinden önce sadece deneme amaçlı ve bu sürecin değişik aşamalarının başarıyla gerçekleştirildiğini ileten sinyaller olan kısmi elektrik kesintileri meydana gelecektir.

komplohaber.com




 


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.