Bel ve sırt ağrıları nasıl geçer! Bu rahatsızlıktan korunmak için ne yapılması gerekiyor?

Bel ve sırt ağrıları toplumda oldukça yaygın! Nüfusun yüzde 70'i bel ve sırt ağrılarından en azından bir dönem şikayetçi oluyor. Yüzde 10'unda ise bu rahatsızlıklar kronik olarak görülüyor. Bu ağrılar aynı zamanda iş veriminde düşüş ve stresi de beraberinde getiriyor. Peki bu rahatsızlıklardan korunmak için ne yapılması lazım ve bu rahatsızlığa sahip olanlar nasıl tedavi edilir? İşte bu soruyu uzmanlar yanıtladı... 

Kas-iskelet sistemi denildiğinde çok geniş bir hastalık grubunun akla geldiğini belirten Central Hospital’dan Fizik Ted. ve Reh. Uzmanı Dr. A. Şahap Demirboğan, “Bunlar iltihabi olanlar ve mekanik olanlar olarak ikiye ayrılır. İltihabi olan rahatsızlıklar da mikroplu ve romatizmal olarak ayrılır. Genel kanı, bel ağrıları tüm tedavilere karşın altı hafta gibi bir süreden fazla sürüyor ve geçmiyorsa kronikleştiğidir.” diyor.

Bel ve sırt ağrılarına yol açan hastalıklar• Duruş (Postür) Bozuklukları: İş yerinde ya da çalışma masasında devamlı ve düzgün olmayan bir duruş şekli, zamanla birçok kas spazmına ve bel ağrısına neden olur.

• Fibrosit Sendromu: Kas spazmı olarak da bilinir. Ağrı en sık olarak sırt ve boyun bölgesinde, devamında da kol ve omuzlarda görülebilir. Yaygın bir ağrı şekli vardır. Hatalı duruş pozisyonları, zorlama, soğuk ve nemli bir ortamda kalmak bu rahatsızlığa sebep olur.

• Omurga Eğrilikleri (Skolyoz): Skolyoz, omurganın sırt ve bel bölgelerinde görülebilen, yana doğru ve ekseni etrafında dönen üç boyutlu eğriliğidir. Normal ve sağlıklı omurgada omurlar arkadan bakıldığında yukardan aşağıya düz bir hat şeklinde uzanır. Skolyozda ise omurlar sağa, sola ve hem sağa hem sola S şeklinde eğrilme gösterirken, aynı zamanda kendi eksenleri etrafında da döner. Bu eğilmeler omurganın bir bölgesinde olabileceği gibi birden çok bölgesinde ve farklı yönlerde de olabilir.

• Yansıyan Ağrılar: Herhangi bir organın verdiği ağrı, yansıyarak belde ağrılara sebep olabilir.

• Fibromiyalji: Fibromiyalji, romatizmal bir hastalıktır ve kadınlarda çok sık görülür. Hastanın tüm tetkikleri normal çıktığından etrafına hasta olduğuna inandıramaz. Genellikle psikosomatik kökenli olduğu bilinir. Uyku bozukluğu, kas ağrıları, çabuk yorulma gibi belirtileri vardır. Bu rahatsızlıkta, fizik tedavi yöntemini uygulamak oldukça fayda sağlar. 

• Bel Fıtığı: Genellikle bel omurları arasındaki yastıkçığın yapısının bozulması ve dış tarafını kaplayan kıkırdağı yırtarak, iç yarı akışkan, nüvenin dışarı çıkıp çevredeki sinir, bağ ve omuriliğe baskı yapması sonucu oluşan ağrılardır.

• Osteoporoz: Osteoporoz yani kemik erimesi, belli bir yaştan sonra kemiklerin yaşlanmasına bağlı oluşan bir hastalıktır. Eriyen kemikteki küçük kırıklar ve çökmeler bel ve sırtta ağrılara yol açar.

• Romatizmal Ağrılar: Omur Eklemlerinde, kemiklerinde ya da omur çevresi kaslarda oluşabilmesi mümkün olan, romatizmal durumlar sonucu oluşan hastalıklara bağlı ağrılardır.

• Bursit-Tendinit: Vücudun omur çevresindeki bazı tendon veya kasların kemiğe yapışma yerinde zorlanması yırtılması sonucu oluşabilen şişlikler su toplamalarına bağlı ağrılı durumlardır.

Büro-ofis işlerinde çalışan kişiler risk grubunda


Bel, sırt ve boyun ağrılarının altında yatan birçok sebep olduğuna dikkat çeken Central Hospital’dan Fizik Ted. ve Reh. Uzmanı Dr. A. Şahap Demirboğan, “Özellikle büro-ofis işlerinde çalışan, en çok bilgisayar başında ve sabit pozisyonda oturan kişilerde; oldukça yüksek oranda kas-iskelet sistemi rahatsızlıkları görülür. İş ortamında oturulan koltuk, koltuk ve bilgisayar arasındaki mesafe, çalışma şartları, ortamın klimalı olup olmaması, sıcak-soğuk farkı gibi nedenler kas spazmlarını ve boyun ağrılarını artıran nedenlerdir. Bu meslek gruplarında çalışanlarda;  boyun ve bel sorunları, yumuşak doku bozuklukları (sinir sıkışmaları, kas gerginlikleri-kısalmaları, dolaşım bozuklukları, aşırı kullanım bozuklukları) sıklıkla görülür. Yapılan mesleğin haricinde; çeşitli kişisel, çevresel ve fiziksel risk faktörleri de hastaların şikayetlerini arttırır.” dedi.

Sabit duruş pozisyonu önemli


Ağrılar için, büro-ofis çalışanlarının alabilecekleri birtakım önlemler olduğunu söyleyen Central Hospital’dan Fizik Ted. ve Reh. Uzmanı Dr. A. Şahap Demirboğan, “Bel ve sırt ağrısı için, yüksek ve sert arkalığa sahip sandalyede oturulmalı, yumuşak ve alçak seviyeli yerlere oturmaktan kaçınılmalıdır. Sandalye ve koltukta bel yastıkla desteklenmeli ya da iyice yaslanılarak dik oturulmalıdır. Özellikle sabit duruş pozisyonu çok önemlidir. Boynun dik pozisyonda durması, aynı şekilde kalça ve bel bölgesinin de dik pozisyonda durması bu ağrıların biraz daha azalmasına yardımcı olur ve tekrarlamasını engeller. Bunların dışında bilgisayar ile göz mesafesi ve seviyesi de önemlidir. Normal şartlarda çalışma ortamında bilgisayar ve göz seviyesinin en azından bilgisayarın bir bölü üçünü alacak şekilde olması gerekir. Aksi takdirde boyun öne eğik pozisyonda olacağından kas gerilimi, kas spazmı artar boyunda düzleşme hatta öne açılanma oluşur. Bu durum da bel ve sırt ağrılarını tetikler.” diyor.

Kas ve boyun hastalıkları en çok kadınlarda görülüyor


Kas ve boyun hastalıklarının kadınlarda daha fazla görüldüğünü ifade eden Central Hospital’dan Fizik Ted. ve Reh. Uzmanı Dr. A. Şahap Demirboğan, “Bunun sebebi kasların güçsüz olmasıdır. Bu rahatsızlık, kadınlarda boyun-omuz kuşağı kasları güçsüz olduğundan daha hızlı gelişir. Kadınlar haricinde bu hastalığa öğrencilerin de dikkat etmesi gerekir. Sabit pozisyonda kalmak, sabit ders çalışmaya bağlı bazı kaslarda devamlı kasılma oluşturur. Bu kasılma da boyundaki sinirlere baskı yaparak uyuşma, karıncalanma, güçsüzlüğe ve fıtık tablolarına yol açabilir. Boyundaki kaslar da yıpranabilir.” diyor.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.