Davutoğlu yeni süreci açıkladı!

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Kazakistan'dan dönüş yolunda gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Başbakan, Terörle Mücadele Eylem Planı ile ilgili ilk tepkilerin olumlu olduğunu belirterek, "Bu bir sürecin sonucu. Çayın demlenmesi gibi" dedi. Sabah Gazetesi'nden Okan Müderrisoğlu'nun haberine göre Başbakan, Güneydoğu başta olmak üzere ilçe belediyelerine hizmet götürmeyen büyükşehirlerle ilgili özel önlem alınacağını açıkladı. Buna göre, hizmet Ankara tarafından yapılacak, parası belediyenin ödeneğinden kesilecek.

10 maddelik eylem planı

Çözüm Süreci'nin iki büyük zaafı oldu. Birisi, bürokrasinin ve devletin algısıyla ilgili. Başbakan olduktan sonra söyledim. Daha önce Cumhurbaşkanımız da vurguladı. Bizim bürokrasi çözüm süreci ile kamu düzeni arasındaki tamamlayıcılık ilişkisini göremedi. Valilere, "çözüm süreci, kamu düzeninin alternatifi değil. Eğer bir yerden bir yere silah aktarıldığını görüyorsanız, müdahale edin" dedik. Çözüm süreci zaafa uğrar diye ortaya çıkan algı sebebiyle kamu düzeni yavaş yavaş tırtıklandı tabiri caizse. İkinci algı halk nezdinde idi. Tek muhatabın HDP-PKK gibi algılanması toplumun diğer kesimlerinin çözüm sürecine şüpheyle bakmasına veya PKK'ya karşı kendisini zayıf hissetmesine yol açtı. "Devlet bizi terk mi ediyor? PKK'ya mı bırakacak?" algısı oluşturuluyor. Birinci algıyı çökerttik. "Önce kamu düzeni, sonra çözüm süreci." Kamu düzeninin olmadığı yerde özgürlükler de yaşanmaz, herhangi bir süreç de olmaz.

Şimdi ikinciyi algıyı düzeltiyoruz. Çağırdığım STK'lar içinde "Biz, ilk defa devlet tarafından muhatap alındık" diyenler oldu. Valilere de söyledim. Her biriniz, her hafta düzenli olarak STK'larla toplanacaksınız. Bir kısmı şu, bir kısmı bu siyasi görüşe yakın olabilir. Ama öyle bir tablo göreceğim ki buluşmak istediğimde bütün şehri algılayacağım. Şu anda arkadaşların çoğu çok iyi yönetiyor, risk alıyorlar. Valilere de söyledim. Bir lider kamu yönetici tereddüt ettiği anda kaybeder. Tereddüt etmeyeceksiniz. Valiler İstişare Meclislerini yapacaklar. Nasıl başarılı yaptıklarını gittiğimde göreceğim. İki hafta sonra Van'dayım. Van Valisi'nin performansını topladığı Meclis'te ben göreceğim. Her hafta (bir ile) gideceğim. Tabiri caizse tam saha pres uygulayacağım. Valilere dönük demiyorum... PKK'ya dönük de tam saha pres, kamu yönetiminde de tam saha pres...

Yatırımı Ankara yapacak

Büyükşehir uygulamalarının istismarı ile ilgili şikâyetler oldu. Büyükşehir belediye başkanı bir partiden özellikle muhalefetten ise oradaki ilçe belediyelerini neredeyse yok sayıyor. Mesela Mardin'de. Yeşilli ilçesi merkeze 8 km. Yeşilli'nin suyunu Mardin Büyükşehir Belediyesi vermek zorunda. Mardin Belediyesi'nin kaynağının yüzde 96.7'si merkezden gidiyor. Yani kendi kaynak üretip kullanmıyor. Bunun sadece yüzde 7'sini yatırıma ayırıyor. Gidiyorum Yeşilli'ye. Belediye Başkanı AK Parti'den diye su yok. Midyat'a gittik, yollar perişan. Soruyorum belediye başkanına. "Efendim büyükşehrin yapması gerekiyor, yapmıyor." Bir ilçe belediyesi "Büyükşehir belediyesi şu şu görevlerini yapmıyor" diye bildirdiğinde... Bu memleketin evladı değil mi? Suçları, HDP dışında bir partiye oy vermiş olmak mı? O zaman biz ne yapıyoruz? Merkezden büyükşehir belediyesine ayrılan kaynaktan alıp yatırımı biz yapıyoruz.

Teröre destek verenlere neşter

Mardin'de belediye kaynaklarının yüzde 65'i personele gidiyor. O zaman sormaz mıyız biz? Bir belediyenin ne kadar personel ihtiyacı olur ki kaynaklarının yüzde 65'i personele gider? Niye personel? Örgütün elemanları. Yoksa personel o kadar ihtiyaç değil. Önce bunlara bakacağız. Büyükşehir Belediyesi Yasası'nın uygulaması dâhil. Partide Mehmet Özhaseki koordinasyonunda bir heyet çalışıyor. Soyut şekilde AB Yerel Yönetimler Şartı'nı getirmek değil konu. Bunun nasıl uygulanacağına bakmak... Bütün bunları ilçelere kadar gidecek bir paylaşımı da düşünerek yapmanın icap ettiğini düşünüyoruz. 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.