Erdoğan dünyayı uyardı: Yapmayın bedeli ağır olur!
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şili’de Birleşmiş Milletler (BM) Latin Amerika ve Karayipler Ekonomik Komisyonu’ndaki (ECLAC) konuşmasında, uluslararası toplumun sığınmacılar ve yük paylaşımı konusunda samimi bir tutum ortaya koyması gerektiğini söyledi.

AB ile bir anlaşmaya vardıklarını ama henüz somut neticelerini alamadıklarını vurgulayan Erdoğan, esasen Suriye kaynaklı sığınmacı krizinin, buz dağının sadece görünen yüzü olduğunu ifade etti.

Kimi ülkelerin sığınmacılara kapılarını kapatan tavırları, din ve etnik farklılıkları önceleyen yaklaşımlarının insanlık adına üzüntü verici olduğunu belirten Erdoğan, ''Terörü bir dinle eşleştirmek, terör ve baskıdan özgürlüğe kaçan insanları, inançları ve kökenleri nedeniyle dışlamak sadece terör örgütlerinin işine gelir. Bu konuda herkesi dikkatli olmaya, özenli davranmaya çağırıyoruz'' diye konuştu.

İŞBİRLİĞİ GEREKLİ

Küresel barışın sağlanmasının önündeki en büyük sorunlardan birisinin terörizm olduğuna işaret eden Erdoğan, Türkiye olarak bu sorunun ne olduğunu ve hangi bedeller ödetebileceğini yakından bildiklerini ifade etti.

Yaklaşık 35 yıllık tecrübeye sahip olduklarına dikkati çeken Erdoğan, şöyle devam etti:

''Terörizmle mücadelenin ancak uluslararası düzeyde, samimi bir işbirliği ve dayanışmayla başarıya ulaşabileceğine inanıyoruz. 'Başının çaresine baksın' dersek bu olmaz. Avrupa'nın bir ülkesinde, bir terör eylemi olduğu zaman dünya ayağa kalkıyor, Türkiye'nin Ankara'sında, İstanbul’unda, Gaziantep'inde, Suruç'unda olduğu zaman dünya niye seyrediyor. Bunların da cevabını bulmak gerekir. Terörle mücadele konusunda en önemli ilkelerden birisi de terör örgütleriyle ayrım yapmadan mücadele edilmesidir. 'Terör örgütünün bir tanesi iyi, bir tanesi kötü' diyemezsiniz.

AYRIM YAPMAYIN, BEDELİ AĞIR OLUR

Şu anda DAEŞ bir terör örgütüdür. A örgütü DAEŞ'le mücadele ediyor, iyidir. B örgütü farklı gayretlerin içerisinde, iyi değildir. Olmaz ya, o da terör örgütüdür, o da terör örgütüdür. Bunların hiçbirisini birbirinden ayırt edemezsiniz. Bakıyorsunuz bir ülkenin arkasına geçtiği öbür terör örgütü benim için bir terör örgütü olarak tehdittir. Örneğin bir tanesi şu anda Avrupa Birliği’nin terör örgütü olarak ilan ettiği örgüttür, PKK. Aynı şekilde Amerika’nın terör örgütü olarak ilan ettiği, PKK. Ama bunun yanında yine onlarla birlikte hareket eden bir başka terör örgütü var ki, PYD. Bakıyorsunuz PYD'ye, 'O DAEŞ'le mücadele ediyor, bize göre terör örgütü değildir' diyemezsiniz. Bütün hesaplar ortada. İşin sosyolojik boyutu bütün yönleriyle ortada. Eğer buna böyle bakarsak o zaman bunun bedelini yarın ağır öderiz. Bakın isim olarak söylüyorum. PKK, PYD, YPG, DHKP-C gibi terör örgütleriyle aynı şekilde mücadele ediyoruz biz. Aynı tutum ve kararlığı tüm ülkelerden de bekliyoruz.''

BU KÜRESEL BİR SORUN

Rusya ve İran'ın da halkını katleden Suriye rejiminin yanında yer aldığını ve birlikte insanları öldürdüklerini belirten Erdoğan, şöyle konuştu:
''Sığınmacı krizi, bugün bölgesel gibi görünse de aslında küresel bir sorun. Dün olayları dışarıdan izleyen Avrupa ülkeleri, bugün sığınmacı krizini kendi içlerinde en derin şekilde yaşıyorlar. Yaptığımız harcama 9 milyar doları aştı. Fakat Türkiye, 'acaba bize bir yerden yardım gelir mi gelmez mi' buna bakmıyor. Kapılarını kimseye kapamadı, gelen kim olursa olsun, ırkı, dini, dili bunlara bakmadı, kapısını açtı.''

İSLAM TERÖRE MÜSAADE ETMEZ

Erdoğan, DAEŞ’in bir terör örgütü olduğunu, PKK, PYD, DHKP-C gibi terör örgütleriyle aynı şekilde mücadele edilmesi çağrısında bulundu. Erdoğan, şunları kaydetti:

''İslam dinini terörizmle ilişkili hale getirenler, varlıklarını inanç istismarına borçlu olan terör örgütlerine en büyük cesareti verdiklerini bilmelidir. İslam, barış kelimesinden türemiştir. Asla İslam teröre müsaade etmez, bu bir. İki, İslam’la terörü yan yana kimse zikredemez. Üç, DAEŞ bir terör örgütüdür ve yakından uzaktan İslam’la alakası yoktur. Tam aksine DAEŞ yaptıklarıyla İslam’a zarar vermektedir, İslam düşmanı bir örgüttür. Terörü, belirli bir dine mensup kişiler veya belirli bir etnik grubun üyeleriyle bağdaştırma yaklaşımı, yabancı düşmanlığı ve ırkçılık gibi insanlık tarihinin yüz karası akımlarının güçlenmesine de zemin hazırlıyor.''

BASKICI REJİMLER DÜNYAYA TEHDİT

Vatandaşlarının haklı demokratik taleplerini görmezden gelen baskıcı rejimlerin, sadece tüm dünyada istikrarı tehdit ettiğini dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Yani güçlü olanın ‘ben haklıyım’ dediği bir dünya, barışı isteyenlerin dünyası olamaz. Tam aksine haklı olanın güçlü olduğu bir dünya bizim dünyamızdır. Biz bunun mücadelesini veriyoruz. Dünyanın bu coğrafyasına uzak ama insani etkileri bakımından herkese çok yakın olan Suriye krizinin trajik sonuçları her geçen gün daha da ağırlaşıyor. Şam yönetimi 2011 yılı mart ayından beri kendi halkına terör ve şiddet uyguluyor. Suriye’de ölen insanların sayısı ne kadar? 400 bin. Bunlar nasıl öldürüldü? Konvansiyonel silahlarla. Bunların içinde bin 500-2 bin kimyasal silahlarla öldürülen var. Dünya diyor ki, kimyasal silahlarla öldürüyor onu dikkate alıyor ama konvansiyonel silahlarla öldürülenleri dikkate almıyor. Sonucu ölüm olan hangi silahla olursa olsun bunların hepsi insanlık suçu işlemiştir.'' 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Serhat 11 ay önce

Reyis sen hakkı söyle son nefese kadar
Elbet karşılığı çok güzel olacak