Erdoğan: Vatandaşlıktan çıkarmak gündeme gelebilir

Bizim ülkemizde avukatlar kanaat önderi, milletin sözcüsü vazifesini gören insanlar konumundadır. Çünkü devletin yönetimi hukuk üzerine, adalet üzerine bina edilir. Bu tarih boyunca böyleydi. Merhamet ve adalet o kadar önemli ki. Biz merhamet ve adalet peygamberin izinden giden bir milletiz.

Hukuk sisteminin en önemli unsurlarından biri olan avukatlık müessesi ne kadar ilkeli olursa, adaletin tecellisine katkıda bulunacaktır. Kimse size itibar, güç vermez; bunu eğitiminizle, dayanışmanızla, duruşunuzla sağlayacak olan sizsiniz. 

TERÖRİSTLER İÇİN EYLEM YAPAN AVUKATLARA ŞAHİT OLDUK

Avukatlık mesleğini istismar ederek görevini yapanlar da olacaktır.

Ülkemizde, adliyede görevini yapan bir savcımızı şehit eden teröristleri savunan, onlar için eylem yapan avukatlara şahit olduk. 

BİZİM ÜLKEMİZDE AVUKATLAR KANAAT ÖNDERİ KONUMUNDADIR

Aynı durum gazeteci, akademisyen, doktor, öğretmen kimliği taşıyanlar için de geçerlidir. Son zamanlarda akamisyen olduğuna göre tutuksuz yargılansın. Ne demek! Suçluysa tutuklu yargılanacak. Bunların kararlılığı yargıda adaletin tecellisini de gerektirir. Bizim ülkemizde avukatlar kanaat önderi, milletin sözcüsü vazifesini gören insanlar konumundadır. 

Avukatlarımızın çözüm bekleyen sorunları mutlaka vardır. Bu sorunların çözümü konusunda da her zaman yanınızda olduğumun altını çizmek istiyorum. 

2013'TEN İTİBAREN SOSYAL KAOS ÇIKARMAYA ÇALIŞTILAR

Bugün Türkiye'nin başına musallat olan sorunların başında, özüyle, geçmişiyle uyuşmazlığını görürsünüz. Milletimizin inancını hedef aldılar, milletimizi geçmişine düşman etmek istediler, toplum mühendisliğiyle toplumu belirli kalıplara hapsetmek istediler, mezhep farklılıkları üzerine kurgulara giriştiler hepsi de sonuçsuz kalınca 2013 yılında itibaren yeni olayları ortaya koydular.

Önce Gezi olaylarıyla sosyal bir kaos çıkarmayı hedeflediler. Bu işe sempatiyle bakanlar bile "Mesele Gezi değil, sen hala anlamadın mı" şifresini duyunca geri çekildiler. Ben milyarlarca fidan ve ağaç dikmiş bir başbakan, belediye başkanıydım. Bu tutmadı.

GEZİ TUTMAYINCA PARALEL YAPI HAREKETE GEÇİRİLDİ

İçinde milletin olmadığı her hareket gibi Gezi Parkı eylemleri de söndü gitti. Kaleyi içten fethemeye yönelik paralel ihanet şebekesi harekete geçirilerek, tüm büyük projeleri, tüm büyük yatırımları hedef alan saldırılar başladı. Millet bu işin içinde yoktu. Böylelikle bu saldırıyı da boşa çıkardık.

Yine durmadılar, önce tüm güçleriyle bölücü terör örgütü güdümündeki siyasi partiye destek verdiler. 7 Haziran seçimlerini bu partinin zaferi olarak gördüler. Aslında bu hezimetti. Keskin bir sonuç hedefleniyordu. Olmayınca aşağılık yönetimi devreye soktular, kan ve can pazarı kurdular.

ŞİMDİ BU ÜST AKIL ORTAYA ÇIKTI

Gezi olayları da içeride planlanmış bir olay değildir. Orada yurtdışı ziyaretinden gelirken, 'Bu olay bir üst aklın planlamasıdır' dediğimde, gazeteci arkadaşlar üst aklı sordular. 'Sizin mesleğiniz bunu bulmaktır' dedim. Şimdi bu üst akıl ortaya çıktı, bunu dillendirmeye başladılar. 

Son ABD ziyaretinde bu daha ortaya çıktı. Bu geçmişteki olaylar birbirinden bağımsız görünüyor ama hepsi birbirinin hareketidir. Şehit olan güvenlik güçlerimiz, sivil vatandaşlarımız olmasa, terör örgütünün eylemleri Gezi'den daha büyük tehdit değil. 

ABD'DE 5'İ BİR ARAYA GELDİ

Son seyahat. Brookings Enstitüsü'nde konuşmam var, malum yapılar gelmiş. 100-150 kişiler. Hayatta biraraya gelemeyecekler orada; PKK, PYD, ASALA, paralel devlet yapılanması ve Atatürkçü Düşünce Kuruluşu da orada. Kimisi YPG'nin paçavrasını sallıyor, paralel yapı temsilcisi orada; onlar birbirine girdi, öbür tarafta bizi destekleyen bir grup. Bağırdıkları kim Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı. 

Tablo açık ve net ortada. Kimler, kime, karşı nerede bir araya geliyor? Güvenlik güçlerinin müdahalesi söz konusu değil. Orası özgürlükler ülkesi. 

Obama'ya Twitter'dan ölüm tehdidi gönderen birisi 3 yıla mahkum oluyor. Özgürlükler ülkesi ya. Bana onca ölüm tehditleri oluyor, alsak alsak tazminat alıyoruz. 

TERÖRLE MÜCADELE

ABD'de bu yapının nasıl bölücü örgütü mensuplarıyla, Ermenilerle koyun koyuna olduğunu son ziyarette bizzat yaşadık. Pusuda bekleyen paralel yapı mensuplarının nasıl içlerindeki kini, husumeti ortaya döktüklerini gayet iyi biliyoruz. Yalanın, riyanın, sahtekarlığın en üst seviyeye çıktığı bu yapıya karşı daima teyakkuz içinde olmalıyız.  

Aynı şekilde bölücü terör örgütüyle aynı hedefleri paylaşanlar kinlerini, nefretlerini sergiliyorlar. Akademisyen, gazeteci kimlikli olarak terör örgütü emrine girenlerin elinde bombası, silahı olanlardan farkı yoktur.  

VATANDAŞLIKTAN ÇIKARMAK DAHİL HER ÖNLEMİ ALMALIYIZ

Devletinde ve milletine ihanet içinde olanları sırtımızda taşımak zorunda değiliz. Güvenlik güçlerimi hassasiyetle görevlerini yürütüyor. Şehitlerimiz oluyor; ciğerimiz dağlanıyor. Şunu da biliyoruz, o araziler tabu kadastrosundaki tarla değildir. İmar girdiği zaman arsa olursa, vatan toprakları da şuheda kanıyla vatan olur. Bunun tarihi de böyle. Şu anda da işte bizim bu vatan topraklarımızı ne yazık ki, kendilerine göre operasyon yapıp da oraları tarla haline dönüştürmek isteyenlere karşı onlara gerekli ders veriliyor. Biz bir ölüyoruz ama 10 da, 20 de, 30 da onlardan öldürüyoruz. Terör örgütü yandaşlarını vatandaşlıktan çıkarmak dahil her önlemi almalıyız. Bizim gidecek başka bir vatanımız yok. 

Batı dünyası bir alem. Sanki, 4 tane ilde olanlar tüm Türkiye'de oluyormuş gibi gösterme gayretindeler.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ahmet 9 ay önce

Geç bile kalındı.