Öne Çıkanlar son dakika AB mhp 1 kasım seçimleri türkiye

Binali Yıldırım'dan flaş açıklamalar!

Başbakan Binali Yıldırım, AK Parti 114. Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda önemli mesajlar verdi.

Başbakan Yıldırım'ın konuşmasından satır başları şöyle:

Birlik ve beraberliğimizi muhafaza edeceğiz. Terörle mücadele Türkiye'nin beka mücadelesidir. Her türlü ayrımcılığı reddettik. Ülkemiz baştan aşağı mamur oldu ve vatandaşlarımızın beklediği hizmetler, hayaller birer birer gerçeğe döndü. Bugün milletimizin duası ve desteği ile bu emaneti yine bizler taşıyoruz, AK Parti taşıyor. Bu emanete sadakat göstermek bizim en şerefli görevimizdir. Burada bir kez daha partimizin kuruluşundan bugüne kadar millete hizmet yolunda, birlikte yürüdüğümüz aramızda olan olmayan bütün dava arkadaşlarımıza minnet ve şükranlarımı sunuyorum. Özellikle son dönemlerde terör örgütleri canları yandıkça asimetrik eylemlere başladılar. Son olarak Rusya'nın Ankara Büyükelçisi'ne yapılan alçakça suikast ve eşzamanlı olarak Berlin'de yaşanan terör saldırıları tüm dünya ülkeleri olarak bu terörü doğru bir zeminde değerlendirme ihtiyacını ortaya koydu.

TERÖR SADECE TÜRKİYE'NİN SORUNU DEĞİLDİR

Terör dünyanın başının belasıdır. Türkiye'nin maruz kaldığı saldırıları sadece Türkiye'nin meselesi olarak görmek fahiş bir hatadır. Irak ve Suriye'ye yerleşmiş olan terör örgütlerinin sadece Türkiye'yi tehdit ettiğine inananlar yanılırlar. Terör dünyanın ortak sorunudur, uluslararası toplum terör karşısında ikircikli söylemi bir kenara bırakmalı tamamen aynı tavrı almalıdır. Terörle mücadelede başarının önemli şartlarından bir tanesi budur. Sizin teröristiniz kötü, benim teröristim iyi anlayışı maalesef terörü bitirmeye değil, daha da azmasına sebep olmaktadır. Terörle mücadelede herkesle işbirliği yapmaya hazırız. Demokrasi, hukuk, insanlık mücadelemizi hiçbir terör örgütü durduramayacaktır.

DÜNYA HALEP'E SESSİZ, DİLSİZ VE SAĞIR OLMUŞTUR

Teröre karşı en büyük mücadelemiz birliğimiz ve kardeşliğimizdir. Bu mücadele mutlaka zaferle sonuçlanacaktır. Güney sınırlarımızda malesef ciddi bir kaos, otorite boşluğu var. Adeta hükümet yok. Yanıbaşımızda Halep'te yaşanan insanlık dramı bütün dünyanın gözünde cereyan ediyor. Halep'te yaşananlara ne yazık ki, dünya yine sessiz, yine sağır, yine dilsiz. Ancak Türkiye her şartta, her zorluğa rağmen her zaman olduğu gibi bu insanlık dramına, bu vahşete sessiz kalmadı, kayıtsız kalmadı. Türk Milleti'nin gönlünü, kalbini, vicdanını harekete geçiren, sivil toplum örgütlerimiz, Kızılay, AFAD hemen gecikmeden oradaki mazlum, masum insanlara yardım ellerini ulaştırdılar. Yine parti teşkilatlarımız, sizler, belediyeler yardımları ulaştırmada seferber oldunuz.

BİZ İNSANLIĞIN VE İNANCIMIZIN GEREĞİNİ YAPIYORUZ

İran ve Rusya ile yoğun diplomasi yaptık ve sivillerin Halep'teki tahliyesini başlattık. 40 bin civarında sivil ateşin içinden alınarak daha emniyetli yerlere nakledilmiş durumdadır. Bu kolay olmadı. Maalesef bölgede savaşın bitmesini istemeyen, adeta bu işi bir sektör haline getirmiş unsurlar her fırsatta barışa kurşun sıkmak için gereken her türlü çabayı da gösterdiler. Buna rağmen kararlı tutumumuz, muhataplarımız üzerindeki yoğun diplomatik baskımızla elhamdülillah bu insanların imdadına yetişmeyi başardık. Tahliyelerin sağlıklı bir şekilde yürütmek için çalışmalar bitmiş değil, elan devam ediyor. Mazlumların, masumların yarasını sarmak, can güvenliğini sağlamak için Türkiye olarak her türlü fedakarlığı yapıyor, her türlü desteği veriyoruz. Bize aferin diyenlere, methiyesine ihtiyacımız yok. İnancımızın, insanlığın gereğini yapıyoruz.

DÜNYADA YAPRAK KIPIRDAMAZKEN ARDI ARDINA YATIRIM YAPTIK

AK Parti ayrıştıran değil kaynaştıran partidir. Evvelsi gün dünyanın en önemli mühendislik açısından en zor projesini yaptık, iki kıtayı denizin altından 106 metre altından bir tünelle, birbiriyle birleştirdik. Bu proje daha bitmeden kendi alanında 5 tane uluslararası ödül kazandı. Dünyada yaprak kıpırdamazken, krizler yatırımlar tamamen durmuşken Türkiye 1 yıl içerisinde ardıardına Osmangazi Köprüsü, Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Avrasya Tüneli'ni hizmete aldı ve bu alanda istikrarın getirdiği hizmetin ne demek olduğunu hem vatandaşlarımıza hem de bütün dünyaya gösterdi. Ecdadımız gemileri karadan yürüttü, onların torunları Recep Tayyip Erdoğan ve arkadaşları trenleri denizin altından geçirerek onların yolundan devam etti.

İNSANIMIZIN MESELESİNİ KENDİ MESELEMİZ YAPTIK

Ekonomide, siyasette, hukukta, eğitimde, altyapıda, hukukta, sağlıkta velhasıl hayatın bütün alanlarında vatandaşımızın yaşamını kolaylaştırmak, hayat kalitesini yükseltmek bizim şiarımız oldu ve bu alanda birçok hizmeti devreye aldık. Bu başarıda şüphesiz gönül gönüle yürüttüğümüz her bir arkadaşımızın, sizlerin büyük bir emeği var. Sizler Türk siyasi hayatında benzeri olmayan başarıların altına imza atan kadroların elemanlarısınız. Her bir vatandaşımızın derdi kendi derdimiz, insanımızın meselesini kendi meselemiz olarak gördük. Amacımız birlik ruhunu başarıyla temsil etmek, ülkemize ilk günkü gibi aynı şevkle hizmet etmek. Türkiye artık tuzaklar kurularak teslim alınacak bir ülke yoktur. Bir beraber oldukça Türkiye için kalbimiz heyecanla çarptıkça bizim hızımızı hiç kimse kesemez evelAllah.

BÜTÜN PARTİLER ANAYASAYI DEĞİŞTİRECEĞİNİ VAADETTİLER

AK Parti kadroları olarak siyaseti ülkeye, millete hizmet aracı olarak gördük, buna inandık. Anayasa konusu son 50 yıldır Türkiye Cumhuriyeti'nin siyasetini meşgul eden bir konudur. 1980 darbesinden kalma bir vesayet anayasasıyla Türkiye'nin bugünkü ihtiyaçlarını, vatandaşımızın gelecek beklentilerini karşılamak mümkün olmadı. Bu anayasanın değişmesi gerektiği konusunda hiçbir görüş ayrılğı yok. Bütün partiler en azından bizim yakından şahit olduğumuz 2002'den bugüne kadar bütün seçimler öncesi partilerin yeni bir anayasa vaadi hep oldu. Öncelikli olarak iktidara geldiklerinde darbe anayasasını değiştirecek ve Türkiye'nin ihtiyacı olan bir anayasa yapacaklarını vaadettiler söz verdiler.

HÜKÜMET YÖNETİM SİSTEMİ ARTIK BUGÜNÜ KARŞILAMIYOR

Krizleri aşmak için sınırlı değişikler yaptığımız oldu. 367 icadı ve bunun üzerine Cumhurbaşkanını meclisin seçememesi ve partimizin çözüm millettedir diye anayasada değişiklik yaparak Cumhurbaşkanını milletin doğrudan seçmesinin imkan dahiline getiren, sağlayan değişikliği yaptık. Daha sonra yargı darbesi, yargı vesayeti oluşturmaya çalışanların bu hamlesine karşı yargıda özellikle, özellikle üst yargıda önemli düzenlemeler öngören değişikliği de AK Parti iktidarında gerçekleştirdik. Son yılların en fazla tartışılan konusu Türkiye'de hükümet yönetim sisteminin kalıcı istikrarı sağlamadığı ve bu nedenle yönetimde, yönetim sistemini de içeren esaslı bir değişikliğinin acil bir ihtiyaca dönüştüğü toplumun bütün kesimlerinde tartışıldı.

7 MADDE BİZİM MURAT ETTİĞİMİZ DEĞİŞİKLİKLERİ İÇERMİYOR

AK Parti sorunları torunlara bırakmadan çöze çöze bugünlere gelen partidir. Bu sorunu da çözmek evelAllah bu kadrolara nasip oldu. 15 Temmuz alçak darbe girişiminden sonra parti genel başkanları olarak Cumhurbaşkanımızın daveti üzerine biraraya geldik. Anayasa meselesini konuştuk. Aldığımız karar AK Parti, CHP, MHP üç parti olarak anayasa değişikliği konusunda bir çalışma yaptık. Mutabık kaldığımız maddeler üzerinde bu değişikliği gerçekleştirdik. 7 maddede mutabakat tamamen sağlandı ama bu 7 madde bizim murad ettiğimiz işin esasına yönelik değişikler içermiyor. Tam bu görüşmeler sonuna varmışken Ekim ayının başlarında MHP Genel Başkanı Sayın Bahçeli bir çıkış yaptı. Dedi ki, bu mevcut sistem artık böyle devam etmemeli, Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesiyle birlikte meydana çıkan durum anayasayla uyumlu hale getirilmelidir. Her ne kadar biz parlamenter sistemi tercih ediyor isek de bu sorunu çözmek için partiler üstü bir anlayışla AK Parti'yle bu konuyu müzakere etmeye, çözüm üretmeye hazırız.

YENİ SİSTEMDE CUMHURBAŞKANI VE MECLİS'İ SEÇİYORSUNUZ

Şimdi iş Mecliste. AK Parti olarak 316 imzayla teklifimizi verdik. AK Parti'de filan imzalayacak, filan imzalamayacak diye tezviratlar çıkardılar bir kez daha tuş oldular. AK Parti üzerine hesap yapanlar sonunda kendileri mosmor oldu. AK Parti düğümleri çözen ve ülkenin geleceğini, aydınlık yarınlarını hazır eden bir partidir. 21 maddelik değişiklikte biz mevcut anayasanın 69 maddesinde de uyum değişikliği yapmak durumunda kaldık. Sistemde Başbakan yok, Bakanlar Kurulu yok, dolayısıyla hükümet sistemi değişti. Hükümet sisteminde Cumhurbaşkanı var. Cumhurbaşkanının Bakanlar Kurulu, kabinesi var. Bir de Meclis var. Aslında sistemi şöyle tanımlayabiliriz: Aynı günde yapılan bir seçim var, belediye başkanlığı seçimi gibi. Belediye başkanını bir sandıkta seçiyorsunuz, belediye meclisini ayrı sandıkta seçiyorsunuz. Getirilen sistem de bunun aynısıdır. Cumhurbaşkanını seçiyorsunuz ve milletvekillerini aynı anda seçiyorsunuz.

SAYIN KILIÇDAROĞLU, KEMAL BEY NE DEĞİŞİKLİĞİ?

Rejimi değiştirmeyiz. Bunları anlata anlata sağır sultan duydu. Herkes anladı ama sayın Kılıçdaroğlu bir türlü anlamak istemiyor. Sayın Kılıçdaroğlu, Kemal Bey, Türkiye'nin rejimi belli; Cumhuriyet. 1923'de bedel ödedik, istiklal harbini kazandık, rejimimizi de değiştirdik adını da Cumhuriyet koyduk. Ne değişikliği? Rejim değişikliği tarihte kalmıştır. 1923'de o mesele bitmiştir. Bizimki Cumhurbaşkanlığı sistemi. Sistemin adı Cumhurbaşkanlığı sistemidir. İki tane irade oluşuyor. Milletin oylarıyla. Birisi yasama, birisi yürütme. Bu iki irade birbirine karşı bir nüfuzu yok, üstünlüğü, vesayeti yok. İkisi de halkın aynı anda güç verdiği, destek verdiği, oluşturduğu iki tane irade.

CUMHURBAŞKANI'NIN SEÇİME GİTME YETKİSİ OLACAKTIR

Birisi Meclis, birisi Cumhurbaşkanlığı. Hiç kafa karıştırmaya lüzum yok. Diyelim ki, anlaşamadılar. Meclis'le Cumhurbaşkanı anlaşamadı. Meclis'teki partilerin oluşumuyla Cumhurbaşkanının tabi olduğu parti çoğunluğu değişebilir. Sistem ona da çözüm getiriyor. Bir kriz olursa, o krizle yaşamak mecburiyetinde değiliz. Mutlaka çözüm üretmek gerekiyor. Cumhurbaşkanın seçime gitme yetkisi var. Otomatik olarak Meclis seçim kararı alıyor. Meclis'e seçim kararı alma yetkisi veriyor. Dolayısıyla ikisi birbiriyle anlaşacak. Vatandaş öyle zırt pırt seçim ister mi, gereken dersi verir. Onun için oturun anlaşın diyor vatandaş. Eğer anlaşamazsanız, çözümü var bedeli var.

KARARNAME İLE KANUN ARASINDA UYUMSUZLUK VARSA...

Cumhurbaşkanı sorumsuz değil. Herhangi bir suçtan ötürü suçlanabilir. Yüce Divan'a gönderilip gönderilmesi Meclis'te belirli nisaplara bağlıdır. Bir başka dengeleme meselesi de Cumhurbaşkanı yürütmeyle ilgili, icraatlarıyla ilgili her türlü kararı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile alıyor. Bu kararnamelerin istisnası var. Kişi hak ve hürriyetleriyle ilgili kararname düzenlenmemeli. Münhasıran anayasada kanunla düzenlenmesi öngörülen alanlarda Cumhurbaşkanı kararname düzenleyemez. Eğer kararname ile kanun arasında uyumsuzluk varsa kanun esas alınır. Görüldüğü gibi buradaki ilişkide yasama yetkisini ön plana alan ve yürütmeyle ilgili işlerle kararnameyi Cumhurbaşkanlığı kararnamesini sınırlayan bir mantıkla hazırlanmıştır.

TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜMÜZ İÇİN BU MÜCADELEYİ VERİYORUZ

Hukukta 367'yi gördükten sonra artık ne söyleseler yadırgamamak lazım. Gerçek belli, Türkiye ülkesiyle, milletiyle bütündür. Toprak bütünlüğünü bozacak yapılanmaya izin verilemez. Biz bu mücadeleyi niye yapıyoruz? Niye şehit kanlarını döküyoruz. Bütün kavgayı bunun için yapıyoruz. Niye terör örgütleri üzerimize geliyor? Diyoruz ki, vatan bölünmez, şehitler ölmez, bayrak inmez, ezanlar dinmez. Yeni belediye kurmak, kaptamak. Yeni il kurmak, kapatmak Meclis'in işi. Cumhurbaşkanı bakanlığı birleştirdim, şu bakanlığı kapattım. İhtiyaç ne ise o olacak.

BU ANAYASA KOALİSYONLAR DÖNEMİNİ KAPATIYOR

Bu bizim tek başına hazırladığımız bir anayasa değişikliği değil. Her maddeyi ince detayına kadar konuştuk. Ortak bir kanaate vararak bu hale getirdik. Bu anayasa koalisyonlar dönemini kapatıyor.

.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.