Erdoğan: "Benden kıdemlisi yok!"

Roma ziyareti öncesi İtalyan basınına konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suriye'den toprak istemediklerine ilişkin sözünü yinelerken, "Çok açık olacağım: biz toprak istemiyoruz; Suriye'nin bütünlüğüne katkı sağlayacağız” dedi.

Bu akşam İtalya’nın başkenti Roma’ya gelmesi beklenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkedeki muhatapları ve Papa Francesco ile yarın gerçekleştireceği görüşmelerden önce La Stampa gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Maurizio Molinari’ye özel değerlendirmelerde bulundu.


Molinari, İstanbul’daki Beylerbeyi Sarayı’nda gerçekleştirilen söyleşinin sunum kısmında, Erdoğan için, “Gözünü hiç kaydırmıyor ve ellerini oynatmıyor, şık bir mavi takım elbise giyiyor ve bıyıkları çok bakımlı. Çekinmez bir lider imajı veriyor. Duygularını depreştiren tek an, İslam inancından bahsettiği an oluyor: Benim için bu, her şey demek. Onun bana emrettiği her şey, benim önceliğimdir” dedi.

Papa ile görüşmesindeki temel konunun ne olacağı sorulan Erdoğan, “Kudüs’ün statüsü,” yanıtını vererek, bu konudaki duruşundan ve zaman kaybetmeden tüm Hristiyan dünyasına doğru bir mesaj vermesinden ötürü Papa’ya teşekkür edeceğini söyledi.  

Filistinlilerin, Arap dünyası tarafından da izole edilmiş gibi göründüğü belirtilen, Türkiye ve Vatikan’ın bu konuda nasıl bir girişimi olabileceği sorulan Erdoğan, Kudüs’ün statüsünün korunması açıklamasını yineledi.

Erdoğan, İtalya’ya da, Filistin’i en kısa sürede tanıması için çağrıda bulundu. 

“Sadece Hristiyan azınlığa odaklanmak hata olur”


Papa'nın, Ortadoğu'da Hristiyan azınlığa yönelik şiddete karşı birçok kez açıklamaları olduğu anımsatılan ve bunun nasıl durdurulabileceği sorusu yöneltilen Erdoğan, “Ortadoğu’da farklı inançlar, barış içinde yan yana yüzyıllarca birlikte yaşadı. Buradaki durum, dış müdahaleler, aşırı ideolojiler ve IŞİD ve El Kaide gibi teröristlerin neden olduğu çatışmalardan dolayı daha da kötüleşti. Ortadoğu'daki terör, sadece Hristiyanlara değil Müslümanlara da zarar veriyor. IŞİD'in kurbanlarının çoğu Müslüman. Sadece bir tarafın haklarına odaklanmak hata olur. Papa'nın Rohingya Müslümanlarının acısına dikkat çekmesi de dünya için bir örnek olmalı” diye konuştu.

“Suriye’de toprak istemiyoruz”

Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyindeki operasyonlarına ilişkin soruları da cevaplayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fırat Kalkanı ile 2015 kilometrekarelik bir alanı kurtararak, üç bin IŞİD üyesini etkisiz hale getirdiklerini, 130 bin Suriyelinin evlerine geri dönmesini sağladıklarını anlattı.

Rakka’ya operasyon düzenlenirken PYD-YPG’nin, IŞİD ile anlaşma yaparak, çok sayıda teröristin kaçmasını sağladığını söyleyen Erdoğan, bunların pek çoğunun Afrin’de olduğunu belirtti.

Afrin’deki Zeytin Dalı Operasyonu’nun ne kadar süreceği sorulan Erdoğan, “Çok açık olacağım: biz toprak istemiyoruz. Suriye'nin bütünlüğüne katkı sağlayacağız” dedi.  

İtalyan gazetecinin, “Türk ordusu, Afrin'e Kürtlerle mücadele etmek için girdi. Askerî hedefleriniz nedir?” sorusuna da, “Öncelikle sorunuzu düzeltmeme izin verin: Türk ordusu, dediğiniz gibi ‘Kürt silahlı gruplarla’ mücadele etmek için orada değil. Suriyeli Kürtlerle sorunumuz yok. Sadece teröristlerle mücadele ediyoruz. Buna hakkımız var,” diye karşılık verdi.   

Erdoğan, Afrin'deki sivil ölümleri iddialarına da, “Operasyonun başında dört sivil öldü ve Hatay ve Kilis'e atılan roketlerden dolayı 90 kişi yaralandı. Bizi sivilleri öldürmekle itham eden, insanları kalkan olarak kullanan YPG'li teröristlerdir” ifadesiyle cevap verdi.  

“Avrupa siyasetinde benden kıdemlisi yok; AB üyeliğimiz, iç siyasi meselelerimize feda edilemez”

Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) üyeliği hakkında da konuşan Erdoğan, ülkesinin bu hedefe ulaşmak için yükümlülüklerini yerine getirdiğini, bu sürece yalnız devam edemeyeceğini, AB’nin de kendi üzerine düşeni yapması gerektiğini belirtti.

AB’nin, müzakereleri bloke ettiğini söyleyen Erdoğan, bunun ilerlemesindeki eksikliği Türkiye’ye mal ettiğini savundu. Erdoğan, tam üyelik istediklerini, diğer seçeneklerin ise kendilerini tatmin etmediğini de ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu konuda AB’deki direnişin, Türkiye’deki OHAL ve insan haklarını ihlal bakımından anlaşmazlıklarla ilintili olduğunun hatırlatılması üzerine, AB’nin en kısa sürede üyelik için önlerindeki tüm engelleri kaldırmasını beklediklerini söyleyerek, “Türkiye'nin (AB'ye) katılımı, iç siyasi meselelere feda edilemez” dedi.

Şu an Avrupa siyasetinde kendisinden daha kıdemli bir siyasetçi olmadığını söyleyen Erdoğan, PKK yanlılarının, Avrupa Parlamentosu’nda bayrak açmalarına izin verilmesine üzüldüğünü dile getirdi.

“İnancım her şeyden önce gelir; hayalim, Türkiye’yi ilk 10 ülke içine sokmak”

Bir inanç insanı olan Papa ile bir araya geleceği hatırlatılan Erdoğan, kendisinin de inançlı olduğunu ve bunun kendisi için ne kadar önemli olduğu sorusuna, “Dindar olmak, inanç, benim için her şey demek. İnancımın bana emrettiklerinden daha azını yapamam ve bunlar benim için birer öncelik,” diye cevapladı.

Erdoğan, Türkiye’nin geleceği için hayalini de, en gelişmiş 10 ülke arasına girmesi olduğunu ifade etti.

“İstikrarı ve barışı korumak için kapsayıcı politikalara ihtiyaç var”

Arap dünyasındaki halk ayaklanmalarına ilişkin tutumu da sorulan Erdoğan, “İstikrarı ve barışı korumak için kapsayıcı politikalara, ulusların politik birliği ve toprak bütünlüğüne ihtiyaç var. Demokrasi taleplerine destek olmak bakımından, hiçbir devleti ya da bölgeyi dışlamadan ilkelere dayalı bir yaklaşım ortaya koymalıyız. Ne yazık ki, uluslararası toplum yakın zamanda bunu yapmadı ve bu değişmeli” diye karşılık verdi. 

Bir NATO üyesi olarak, Rusya ile S-400 füze savunma sistemi anlaşması yapmalarına ilişkin tepkilere de değinen Erdoğan, “Bu anlaşmayı NATO ile ilişkilendirmek yanlıştır. Yunanistan da NATO üyesi ama S-300'e sahip” dedi.  

Kuzey Irak'taki referanduma ilişkin de konuşan Erdoğan, buradaki yönetimin yaptığı bu hatanın, Bağdat ve Erbil arasındaki bir diyalogla ortadan kaldırılabileceğini ve kendilerinin de bundan yana olduklarını ifade etti. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.