Öne Çıkanlar Şırnak kürt UFO Samanyolu çikolata

Devamını oku

Bir gün bir zat Hasan Basri hazretlerine gelerek yalvarır:

“Aman efendim! Ne olur? Allah için bize bir yardımda bulununuz…” Hazret-i imam da;
“Nedir derdin? Ne hususta yardım edelim? Önce derdini ve ihtiyacını isteğini söyle ki sana yardım edebilelim” der. Adam;
“Efendim! Benim çok akıllı bir kızım var, onu çok severim, şimdi bu akıllı kızıma bir şeyler oldu. Gece gündüz durmadan ağlıyor… Kur’an-ı Kerim okuyor ağlıyor, namaz kılıyor ağlıyor, hadis-i şerif okuyor ağlıyor ve bugünlerde gözleri görmez oldu. Korkuyorum ki hepten kör olacak… Sizden istirham ediyorum gelseniz de bir baksanız. Bir nasihat etseniz biraz öğüt verseniz şu kızıma” diye rica eder. Hasan Basri; Hazretleri kabul eder, adamın evine kadar giderler. Eve vardıklarında Hasan Basri hazretleri;
“Yavrum neden ağlıyorsun? Gözlerin ağlamaktan temelli kör olabilir! Sebebini bize söylersen sana yardımcı olabiliriz. Senden rica etsem sebebini söyler misin?” der. Kız şu cevabı verir:


“NASİHAT ETMEYE GELDİK!..”


“Efendim benim hiçbir hastalığım yoktur, sıhhatim gayet yerindedir. Gözlerimin ağlayarak bu hâle gelmesinin iki sebebi vardır. Bu gözlerimiz ahiret âleminde Allahü Tealayı ya görecek ya da görmeyecektir. Eğer Cenab-ı Hakkı görme nimetine ererlerse böyle binlerce göz O’nu görmek için feda olsun; eğer görmezse o zaman Allahü teala kendi zatını görmeye layık kılmadığı bu gözleri kör etsin! Allahü tealayı görmeyecek gözü ben ne yapayım” der ve biraz sonra da “Allah” diyerek can verir.
Hasan Basri Hazretleri bu hadiseden çok duygulanır, gözlerinden yaşlar akar ve şöyle der:
“Nasihat etmeye geldik nasihatimizi aldık,
Hekim olmaya geldik hekimimizi bulduk…

En İyi Nasihatler – İbrahim Sarı
 

ZAMANIN DEĞERİ

Belki hamasi bir başlıkla yazıma başlıyorum ama, zamanın değerini arada bir hatırlamakta fayda var şüphesiz. Zamanı çoğunlukla saatimize bakarak takip ederiz: “Ne çabuk geçti zaman!” ya da “zaman da hiç geçmiyor!” diye yakınırız. Zamanın uzunluğu ve kısalığının ona verilen değerle değiştiği kesin. Eskilerden bir filozof şöyle demiş: “Bir insan için zamanın uzunluğu ömrü kadar, eni ise zamana verdiği değer kadardır.”

Sizi daha fazla sıkmadan, zamanın değerini anlatan bir Portekiz öyküsüyle baş başa bırakıyorum:

Bankada hesap sahibi olduğunu düşün. Hesabına her sabah 86.400 dolar para yatırılıyor.  Fakat bu paranın hepsini akşama kadar harcamak zorundasın. Ertesi güne aktaramazsın. Paranı kullansan da kullanmasan da hesap her akşam sıfırlanıyor. Ne yaparsın? Tabii ki hepsini harcamaya çalışırsın.

Hepimiz zaman adlı bu bankanın müşterileriyiz. Her sabah 86.400 saniyeye sahip oluyoruz. Ertesi güne aktarılması mümkün değil. Her sabah hesabımız dolar, akşam ise boşalır. Geri dönüşü yok. Saniyelerini şu anını yaşayarak harca. En iyisi bunlarla iyi bir yatırım yap. Mutluluk, sağlık ve başarı için…

Bir senenin değerini anlamak için bir öğrenciye sor.  Bir ayın değerini anlamak için, 8 aylık  bebek doğuran bir anneye sor. Bir haftanın değerini anlamak için, haftalık dergi çıkaran bir editöre sor. Bir saatin değerini anlamak için,  kavuşmayı bekleyen sevgililere sor. Bir dakikanın değerin anlamak için, treni kaçıran yolcuya sor. Bir saniyenin değerini anlamak için, bir kazayı önleyemeyen sürücüye sor. Bir saniyenin yüzde birinin değerini anlamak için, olimpiyatlarda gümüş madalya kazanan koşucuya sor.

Bu öykü, zamanın dünya hayatımızdaki değerini ne kadar çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor. Bir de zamanın uhrevi hayatımız için değerini kavrayabilsek! Belki, sözü fazla uzamadan kendimize demeliyiz ki: Allah’a yaklaştıracak hiç bir ameli ertelemeden zamanında yapmalıyız. Tevbe etmeyi, ibadet etmeyi, iyilik yapmayı…

Akif Güler

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.