Cumhurbaşkanı Erdoğan'da G20 zirvesinde konuştu! İşte flaş açıklamalar



* Fransız halkına ve ölenlerin yakınlarına şahsım ve milletim adına başsağlığı diliyorum. G20 sürecinin en eski açılım grupları olan İŞ20 ve EMEK20'ye dönem başkanlığımız süresince sağladıkları katkılar için özellikle teşekkür ediyorum. Yürüttüğünüz çalışmaların dönem başkanlığı önceliklerimizle büyük bir uyum içinde olduğunu görmekten memnuniyet duyuyorum. Liderler olarak belirlediğimiz politikaları etkin bir şekilde uygulayabilmek için bunların toplum tarafından sahiplenilebilmesi gerektiğini biliyoruz.

* Bunun G20 grupları arasındaki grupların yakın bir işbirliği, etkin bir dialog ve sinerjinin sağlanmasına dönem başkanlığımız süresince özel önem verdik. Antalya'da ayrı ayrı zirve toplantılarını gerçekleştiren İŞ20 ve EMEK20'nin ortak bir oturum tertip etmesini önemli buluyorum.

* Etkin ekonomi ve istihdam politikalarının uyuglanabilmesi için işçi ve işveren arasında güçlü bir sosyal dialoğun gerçekleştirilebilmesi şarttır. Bu dialoğun G20 çerçevesinde başarılabilmiş olması memnuniyet vericidir.

* Türkiye dönem başkanlığı olarak G20'nin temel hedefleri olan güçlü, sürdürülebilir ve dengeli büyümeye kapsayıcılığı da dahil ettik. Büyüme sadece rakamlardan ibaret değildir. Büyümenin kalitesi ve niteliği de önemlidir.

* Toplumdaki tüm kesimlerin refah artışından hak ettikleri payı almaları gerekiyor. Biz kapsayıcılığı daha fazla ve kaliteli istihdam oluşturulması hayat standartlarının yükseltilmesi, eşitsizliklerin giderilmesi ve refahın yaygınlaştırılması olarak görüyoruz. Sizlerde İŞ20 ve EMEK20 olarak yaptığınız çalışmalarda kapsayıcı büyüme önceliğimizi samimiyetle benimseyerek G20'ye katkılarınızı sundunuz.


'GÜÇLÜ BİR DİALOG ŞART'

* Eylül ayında bir ortak bildiri kabul ederek G20 hükümetlerine çok önemli tavsiyelerde bulundunuz. Kapsayıcı bir büyümenin G20'nin kalıcı bir unsuru haline gelmesi konusunda İŞ20 ve EMEK20'ye olan bu katkı birlikte çalışma anlayışı devam edecektir.

* Bu sene G20 dönem başkanlığı olarak öncelik verdiğimiz bir diğer konu ücretlerin milli gelir içerisinde payının azalması oldu.

* Alın terini kutsal gören, emeğin karşılğının tam ve zamanında verilmesini emreden medeniyetin mensupları olarak bu konu bizim için çok önemli. Türkiye olarak başarılı sonuçlar elde ettik.

'KISKANÇLIĞI ORTADAN KALDIRABİLİRİZ'

* Tabii korumacılıktan da öte özellikle benim bir yaklaşımım var. Acaba dünya sermayesi veya finansal sektör kıskanç mıdır? Bunun üzerine düşünmekte fayda var. Son terör eylemlerine baktığımızda sebepleri arasında kıskançlığın olması söz konusu mudur? Fakirlik, işsizlik acaba buralara dayanıyor mu? Dünyadaki işsiz gençler ve kadınlar için finans dünyası gereken desteği veriyor mu, verebiliyor mu?

'DEVLETTEN KADINLARA VE GENÇLERE TAM DESTEK'

* Şu anda Türkiye'de yeni bir adım atılıyor. Mesela herhangi genç veya kadın bir yatırım yapacaksa devlet destekli bir yatırım söz konusu. Veya kadın bir yatırım yapacaksa devlet kendisi onlara bir destek vermek suretiyle onları da adeta müteşebbis durumuna getirmenin adımını atıyor. Ben bunları önemsiyorum. Özellikle dünyadaki sermaye çevresini ve işveren çevrelerini ellerini açacak olurlarsa terörün de dünyada belini birlikte kırabiliriz. Aynı zamanda dünyadaki fakirliği giderir ve kıskançlığı da ortadan kaldırabiliriz. Ticaretin kolaylaştırılması noktasındaki düşüncenizi aynen paylaşıyorum. Bunu hep birlikte gidermemiz lazım.

'TÜRKİYE AZ GELİŞMİŞ ÜLKELERE ÖRNEKTİR'

* Kapsayıcılık çok büyük önem arzediyor. Burada KADIN20, GENÇ20, adalet var. KOBİ'ler var. Bu kapsayıcılığın içerisinde hepsi yer alıyor. Bir diğer adım var. Yatırımlar konusu. Bu konuda dünyada gerek kamu, gerek özel sektörün dayanışması nasıl olacak? 2030'da biz 80 ila 100 trilyon dolar gibi yatırımı öngörüyorsak burada bana göre BOT sistemi önem gösteriyor. 13 yıl içinde bunun faydasını gördük. Kamu özel yatırımıyla ülkemizde altyapı yatırımlarını gerçekleştirdik. Öyle zannediyorum ki Türkiye bu konuda az gelişmiş ve gelişen ülkelere örnektir.

'DÜNYA NETİCE ALMA NOKTASINDA'

* Bir diğer kısım uygulama. Acaba uygulama noktasında ne durumdayız? G20 özel sekreteryası bunu sürekli olarak yakın takipte kontrol etmeli, bu iş yürüyor mu, yürümüyor mu? Eğer yapılan uygulamalar netice veriyorsa demek ki başarıya gidiyoruz. Ama bu uygulamaları biz gerçekleştiremezsek o zaman yatırımlar noktasında da kapsayıcılık noktasında da ne oluyor, ne bitiyor belli olmaz. Otururuz güzel güzel oturur konuşuruz, kahve içer, çay içer, toplanırız, ondan sonra dağılır gideriz. Dünya artık dağılma noktasında değil, netice alma noktasındadır.

'BİRAZ AZ KAZANIN'

* Şu anda Avrupa'da asgari ücretin 200 Euro olduğu noktasındaki tespittir. Bu Avrupa için nereden nereye geldiğini göstermesi bakımından çok önemli. Türkiye'de konuşulan ise 1.300-1.500 hatta daha ileri gidenler de var. Buna baktığımız zaman Türkiye'deki konum çok çok farklı yerlere doğru gidiyor ve ben bu gelişmeden de mutluyum. Asgari ücret bir taban belirlemedir. Herhangi bir işveren kalkıp da 3.000 TL maaş verdiği zaman, kimse ona sen niye 3.000 bin TL maaş veriyorsun demez. 4 bin TL maaş verdiğinde neden 4 bin TL veriyorsun demez. Ne olur biraz az kazanmış olur. Ben de işverenlere tavsiye ediyorum, biraz az kazanın ve kazandıklarınızı dar gelirli insanlarla paylaşın. Bunu bir defa başarmamız lazım neden, fakirliği tahrik etmeyelim ve paylaşımcı anlayışı hayatımıza egemen kılalım.

* Buradan bir şeyi özellikle vurgulamak isterim. Hepimiz ölüp gidiyoruz. Paraları beraber götürüyor muyuz? Paralar beraber gelmiyor, onlar bu dünyada kalıyor. Arkada varisler bunu paylaşacak. Gel bunu işçinle beraber paylaş. Ondan sonra da gökkubede hoş bir sada bırak. Önemli olan bu. Ve öldükten sonra da sorma öyle bir işverenimiz vardı ki gerçekten işçisinin hakkını çok ciddi manada gözetir onun maaşını da iyi bir konumda verirdi. Bunu başarmamız lazım. Bizim karşımıza maliyetler getiriliyor. Biz o maliyetleri farklı yerlerde aşağı düşürebiliriz.

'PARANIN MALİYETİNİ DÜŞÜRMEK LAZIM'

* Türkiye'de faiz oranları yüksektir. Ancak batıda düşüktür. Bugün Amerika, Avrupa'da bizim gibi değil. Bizde komisyonu ilave ettiğin zaman yüzde 15'i, 16'yı bulan faiz oranları var. Bu faiz oranlarıyla yatırım olur mu? Bu faiz oranlarıyla küçük, orta işletmeciler geçinebilir mi? Hayır. Burada paranın maliyetini düşürmek lazım. Maliyeti arttıkça bu ülkede ne genç işadamı, ne genç iş kadını bulabiliriz. Onlar da kısa zamanda iflas ederler. Bu konuyu da iyi değerlendirmek gerekir.

* Bir adımı atmamız gerekiyor. Özellikle dünyada işçi sendikaları büyük önem arzediyor. İşçi sendikalarının kendi içinde dayanışmayla işveren konumuna gelme noktasında atacakları adımında önemli olacağına inanıyorum. Bunun da önünü açmak gerekir diye düşünüyorum.

'KOBİ'LER TEŞVİK EDİLMELİ'

*  Özellikle bu kapsayıcılığın içinde kadınların da önemli konuma sahip olduğuna inanıyorum. Ama ısrarla üzerinde durduğum nokta KOBİ'ler noktası. KOBİ'ler büyük yatırımları teşvik edecektir. KOBİ'lerin teşvik edilmesi, geliştirilmesi önem arz ediyor diye düşünüyorum. Bundan sonraki süreçte KOBİ'ler yan kuruluş gibi çalışacaktır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.