Başbakan Davutoğlu'ndan Biden'e tepki

Almanya'da Angela Merkel ile bir dizi temasta bulunan Başbakan Ahmet Davutoğlu, Türkiye yolunda gazetecilere önemli açıklamalar yaptı. Erken seçim tartışmaları için "Gündemimizde reformlar var" diyen Davutoğlu, Türkiye'de görüşmelerde bulunan ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden'in de PKK/PYD açıklamasına tepki gösterdi.

İşte Başbakan Davutoğlu'nun açıklamaları;

"ÇOK BÜYÜK YATIRIMLAR OLACAK"

Türkiye'yi nasıl görüyorlar?


Davos ve Londra ortak izlenim, Türkiye yükselen pazar ve çevre bölgeleri içinde merkez olabilecek bir ülke. Nitelik taşıyan. Şu ana kadar çok sayıda yatırımcı ile görüştük. Çok büyük yatırımcılar var. Liman projelerine katılanlar var, mitsubishi var, genel olarak Türkiye Hakkı'nda kanaatleri olumlu. Bir kasım sonrası olumlu, uzun dönemli yatırımlar için olumlu değerlendirdiklerini söylüyorlar. Reformları yakından takip ettiklerini gördüm. İlan ettiğimiz reformların detaylarını biliyorlar. Ben de hepsine, Türk yatırımcılar gibi özel muamele göreceksiniz, hepiniz istediğiniz zaman arayabilirsiniz dedim. Japon kültüründe az rastlanan bir şey. Mitsubishi kahve istediler, bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı var dedim, ikincisinin 80 dedim. O ikinciyi içmek istedi uzun yaşamak istiyorum dedi. Bir tanesi Malezya'dan benim 20 sene öncesinden öğrencim. Toplam yatırımları iki üç milyar. On milyara çıkmadan geçer not vermem dedim.

İSTANBUL GİTTİKÇE ARTAN BİR ÖNEME SAHİP

Çevre bölgelerdeki krizler kaygılandırıyor ama o krizlerin bizim için olumlu tarafı var, oralar önemini kaybettikçe Türkiye tek güvenli liman halini alıyor. Tarihin akışını görmek isterseniz devletlere değil şehirlere bakın dedim. İstanbul gittikçe artan bir öneme sahip. Bağdat Şam Kahire ticari merkez olma önemini kaybediyor. Atina gibi yerler ise ekonomik sorunlar sebebiyle kaybetti. Moskova da dahil afro Avrasya merkez hattında İstanbul dışında yükselen şehir yok. Bu da İstanbul'a dönük özel ilgiye sebebiyet veriyor. Bu hafta ilk defa Atatürk havalimanı frankfurtu geçti. İstanbul'a inen yolcu sayısı. İstanbul, Londra ve Paris'ten sonra üçüncü büyük liman oldu. Bir kasım seçimleri hepsine pozitif etki bırakmış . Herkesin aradığı istikrar güvenlik ve dinamizm.

"ERKEN SEÇİMDEN BAHSETMEK DOĞRU DEĞİL"

Erken seçim baskın var mı , anayasa için?


Benim ağzımdan ya da herhangi bir şekilde bizden böyle bir açıklama duydunuz mu. Türkiye'de herhangi bir şekilde erken seçim baskın seçimden bahsetmek doğru değil. Hele hele bir kasım gibi muhteşem sonuçtan sonra seçimden bahsetmek yok. Halkın beklediği daha fazla ihracat. Daha fazla hizmet milli gelirin artması büyümenin olması. Bizim tüm bu gündemi bırakıp yeniden bir seçime gitmemiz halka anlatılmaz. Halkın önem verdiği şey samimiyet. Seçimi kazandıysak samimiyetimiz sebebiyle kazandık. Samimiyet ülkeyi yönetimsiz bırakmaz. Halka bunlar fırsatçı gibi bir intiba vermedik. Diğer partiler bu yüzden kaybetti. Fırsatçı olursanız halk tepki verir.

GÜNDEMİMİZDE REFORMLAR, İCRAATLAR VAR

Bizim gündemimizde reformlar hizmet icraat var. Bunu halk her zaman ödüllendirir. Bunun hangi sebeple ne şekilde gündem oluşturduğunu anlamıyorum. Yeni bir anayasa evet. Bu anayasanın nasıl yapılacağı ile ilgili süreç başlattık. Yeni adım attık.

EN ÇOK İHTİYACIMIZ OLAN, SİYASET VE ORTAMIN NORMALLEŞMESİ

Partiler pozisyonlarını koruyorlar, ümit görünmüyor. Nasıl olacak yeni anayasa?


Çıktığımız hiçbir yolda karamsar ya da ümitsiz çıkmamak gerektiğini düşünüyorum. Anayasa dedik, onun için yola çıktık. Yedi haziran sonrası koalisyon için çalışma yaptığımızda baştan koalisyon olmayacak diye bir görüntü verseydik, halk bunun hesabını sorardı. Biz samimiyetle hareket ettik, o yüzden halk bizi ödüllendirdi. Yeni anayasa çok önemli hedef. Gerekli çabayı göstermeden, daha yeni çıktık seçimden. Seçim aşı olmak gibidir ama sık aşı olmamak lazım. Türkiye'de en çok ihtiyaç hissettiğimiz siyaset ve ortamın normalleşmesi. Hükümetin öncelikli hedefi Türkiye'nin her yerinde hayatı siyaseti normalleştirmek.

CUMHURBAŞKANIMIZ SEÇİMLERİN ZAMANINDA YAPILMASINA ÖNEM VERİR

Gittiniz seçime tekrar aynı neticeyi alamadınız, anayasa çoğunluğu yok, bunu nasıl izah edeceksiniz?


Bu bir spekülasyon Nasıl çıktı bilmiyorum. Seçime gerçekten ihtiyaç olup alırsanız olur. Türkiye de bu tür beklentilerle seçime giden herkes kaybetmiştir. MHP üçlü koalisyonda yapmıştı bunu seçime gitti, dışarıda kaldı. Bizim gündemimizde tek şey var. Daha çok icraat, daha çok reform, daha çok hizmet ve yeni anayasa... Dünyada ekonomide kırılganlık var. Bu ortamda seçim demek içim bunları göz önünde bulundurup konuşmak lazım. Normal vakti önemlidir. Sayın Cumhurbaşkanımız da hep seçimlerin vaktinde yapılamasına önem vermiştir. Ak partinin siyasete kazandırdığı en önemli şeylerden biri her şeyi zamanında yapmış olmasıdır ve çok doğru bir tavırdır.

BIDEN'E PKK/YPG TEPKİSİ


Yarın kendisiyle görüşeceğim. Yüz yüze konuşacağım. PKK ile YPG'nin ayrı olduğunu iddia etmek için Kandil'den Suriye'ye giden grupları silahları, Suriye içinden Türkiye'ye sokulmaya çalışılan silahları bilmiyor görmüyor olmak demek. YPG faaliyetlerinin kaynağı Kandil'dir. Militanlar oradan gönderilir. Suriye sınırında yakaladığımız silahların önemli kısmında Suriye sızmalarının etkisi var. Washington'dan böyle görülebilir ama Türkiye'de öyle görülmez. YPG rejimle işbirliği yapan görünümde, DAEŞ'le mücadele etmesi onu meşru kılmaz. Türkiye kendisine tehdit olan faaliyet yapılmasını, silah aktarımlarını gördüğü taktirde Kandil'e yaptığı müdahaleyi YPG'ye de yapar.

BIDEN'İN RANDEVULARINI KİM AYARLADIYSA TÜRKİYE'DE OLUP BİTENİ GÖRMESİNİ SİTEMİYOR

Sayın Biden'ın görüşme programını kim hazırladı bilmiyorum ama Türkiye'de yaşananları tam olarak görmesini istemediği belli. Türkiye özgür bir ülke elbette herkes herkesle görüşür. Ama biz Sayın Biden'dan maden Türkiye'de yaşananlarla ilgili fikir sahibi olmak istiyor. PKK terörüne kurban verdiğimiz şehitlerimizin, sivil vatandaşlarımızın yakınlarıyla da görüşmesini beklerdik. Ya da PKK terörünün mağdur ettiği vatandaşlarımızla da görüşebilirdi. Bunları kendisi ile dediğim gibi oturup konuşuruz.

ÖYLE YA DA BÖYLE SİLAHSIZLANMA SAĞLANACAK

Geçmişle bu süreçle silahların bırakılmasını amaçlıyorduk. İnat ettiler silahlanmayı arttırdılar. Bu silahsızlanmayı ya kendi iradeleri ile ya da bizim irademizle yapacaklar. Silahsızlanma gerçekleşmeden çözüm sürecine benzer süreç olmaz. Hala ek talep varsa demokratikleşme içinde yaparız. Silahsızlanmayı müzakere konusu yapmayız. Öyle ya da böyle silahsızlanma sağlanacak. Meclis'te HDP var. Eğer son derece gereksiz açıklamalarla sabote etmeselerdi ben kendileriyle görüşecektim. Türkiye'de iki seçim yapıldı. HDP daha çok aldı. Meclis'te konuşulur her şey. Bana bir tek ülke gösterin. Demokratik bir devletin olduğu yerde meşru polis asker dışında bir silahlı grubun herhangi bir küçük köyü dahi kontrol almasına aldığına dair örnek göstersin. Hiç kimse içeriden dışarıdan halkın yüzde elliye yakınının gücünü almış biri hükümetin silahlı grupla müzakere etmesini bekleyemez. Bu gruplar çıkacak, silahlı gruplar, bırakacaklar ondan sonra her şey konuşulur. Ama silahın olduğu yerde demokrasinin işlemesi çok zor.

AKADEMİSYENLERLE FİKREN MÜCADELEYİ TERCİH EDERİM


Akademisyenler konusunda kanaatlerimi paylaştım. Hukuki ya da başka süreç olmadan bu akademisyenler fikren mücadele etmeyi tercih ederim. Bu konuda hazır olduğumuz ve sahip olduğumuz kararındayım. Benim bunlarla mücadele etmek için hukuki kalkana ihtiyacım yok, gözaltı vb. Akademik olarak mücadele ederim. Bizim tarafımızdan da gözaltı gibi yargıya müdahalemiz olmadı. Öyle bir intiba oluyor ki sanki savcılar bizim görüşümüzle harekete geçti. Doğru değil. Gitmeden önce de akademisyenlere meydan okudum çıkın bilimsel değeri var mı diye sordum. Konuşan olmadı.

DIŞARIDA ALGI YÖNETİMİ YAPMAYA ÇALIŞTILAR

Ama dışarıda algı yönetimi yapmaya kalktılar. Dünyanın her yerinde terörü teşvik diye bir suç vardır. Davos'ta akademisyenlerle oturduğumda da ifade ettim. Diyelim ABD'de bir köy El Kaide tarafından silahlansa, çukurlar kazılsa, mayınlar olsa, okullar mühimmat deposu olsa, hastanelerine roket atılsa, ABD'de akademisyenler toplansa bırakın dokunmayın diye bildiri imzalar mı , ABD polisi çekilsin burayı el kaideye bıraksın der mi? Bu örneklerle bunu tüm dünyaya anlatabiliriz.

Gözaltında akademisyen yok. İlk gün birkaçının çağrılmasında dışında yok. Bu hükümeti eleştirdikleri için yapılan bir şey değil. Ona bakarsanız her gün hükümeti çok sert eleştiren onlarca makale yayınlanıyor.

KILIÇDAROĞLU'NUN ERDOĞAN'A HAKARETLERİ

Nerede kimin tarafından yapıldı bilmiyorum. Sayın Cumhurbaşkanı'ndan emaneti alınca da söyledi. Cumhurbaşkanı devlet makamı. O her zaman tüm tartışmaların üzerindedir. Devlet makamı sebebiyle, şahsi dostluğumuz sebebiyle de benim için AK parti için tüm arkadaşlarım için kırmızı çizgidir. Cumhurbaşkanı'nı hep takdirle andım. Hiçbir konuşmam yok ki kendisinin bu ülkeye yaptığı hizmetleri anmış olmayalım ya da Cumhurbaşkanı'na yönelik yanlış tavır olduğunda sessiz kalmış olalım. Birileri bu hukuku bilmiyor ve ahkam kesmek isteyen işgüzarlar olabilir. Biz eleştirilerine de bakmayız ahkam kesmelerine de bakmayız.

Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanı'mıza hakaret edince ilk gün konuştum. Cumhurbaşkanlığı makamı üstte tutulmalı. Kimsenin tavsiyesine ihtiyacım yok. İşgüzar eleştirilerine de pirim vermem. 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.