Millet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeniyle kayyum arasında ilginç diyaloglar...
 

Millet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni  Değer Özergün ile kayyumun atadığı müdürlerinden biriyle sert bir tartışma yaşadı. Özergün odasına izinsiz girdiği ve eşyalarını kullandığı gerekçesiyle kayyum müdürüne tepki gösterdi. Bal ise 1,5 senedir işsiz olduğunu sabah saatlerinde organize şubede olması gerektiğine yönelik telefon aldığını ve neler olduğunu bilmediğini söyledi. İşte Değer Özergün ve kayyum arasında geçen ilginç diyaloglar...

Millet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Değer Özergün, öğle saatlerinde gazeteye geldiğinde, kayyumun atadığı Hüseyin Yahya Şekerciisimli şahsın kendi makamına oturduğunu ve özel eşyalarını kullandığını gördü. 

Yasal olarak gazetenin genel yayın yönetmeni olduğunu söyleyen Özergün, odadaki her şeyden kendisinin sorumlu olduğunu belirterek yaşananlara tepki gösterdi. 

Karşısındaki şahsın “Kardeşim” demesine“Senin kardeşin değilim ben” diye karşı çıkan Değer Özergünkoltuğunda bulunan ceketi de masaya fırlattı.

Namaz kılmak için kullandığı seccadenin de kullanılmasına tepki gösteren Değer Özergün, kurumun çalışanlarından birini çağırarak “Bu murdar oldu, bunu çöpe at. Vicdanlı, imanlı insanlarla ben aynı secdeye varırım.” dedi.

‘Ziyaretime geldi'


Öte yandan odada, ismini söyleyemeyen bir şahısın varlığı da dikkat çekti. Şahsın kim olduğu sorulduğunda, kayyumun atadığı müdürü, “Benim arkadaşım” diye cevap verdi.

 

Değer Özergün, masada bulunan ve bugün çıkarılan gazetelerin maketini göstererek “Benim iznim olmadan, bu gazeteyi sen mi çıkardın? Bunun sorumluluğu sende midir?” diye sordu.“Evet” cevabını veren şahıs, “Bu künyeden benim adımı sen mi çıkardın?” sorusuna ise“Kayyum” dedi.

 Özergün ise, “Ben resmi olarak hala bu gazetenin genel yayın yönetmeniyim.” dedi.

 

GAZETEYE EL KOYAN KAYYUMDAN İLGİNÇ AÇIKLAMA

Polisin kapıları kırarak el koyduğu Millet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Değer Özergün, kayyumlardan Hüdai Bal’ın, “Ben de ne olduğu bilmiyorum Değer Bey. Pazartesi 06.30 gibi telefonum çaldı. Ben 1,5 yıldır işsiz bir adamım. Bana dediler ki yarın sabah 09.00’da Organize Şube’de ol. Ben sabaha kadar uyuyamadım’ böyle.” dediğini söyledi.

 

Dün 29 Ekim tatili olduğu için işe bugün geldiğini ifade eden Değer Özergün, şöyle konuştu: “Fesih sözleşmesi tarafıma tebliğ edilmiş. Eşyalarımı almak için geldiğimde binaya ancak polis kontrolünde girmeme izin verdiler. Girdiğimde odamın gasp edildiğini gördüm. Şu anda hiçbir resmi görevi olmayan birinin odamda oturduğunu gördüm. Polisler eşliğinde oraya konuşlanmış. Odayı çiftlik gibi kullanan, sigara içen tuhaf insanlar grubu gördüm. O zihniyetin ne olduğuna bizzat şahit oldum. Bizler aynı mesleği yapıyoruz diyemeyeceğim. Onlar o anlamda utanç kaynağı ama kendilerini bir gazeteciden daha çok emniyet müdürü gibi görüyorlar. Polislere emirler veriyorlar. Polislere, ‘bunu dışarı atın’ diyorlar. Böyle bir tuhaf bir ülke olmuşuz. Ben bunu gördüğüm zaman dehşete düştüm. Ülkem adına çok üzüldüm. Mesleğim adına, insanlık adına çok üzüldüm çünkü buradaki tutum ve davranışlar insanın içini acıtıyor.” 

 

Kayyumların medyada emanetçi olduklarını söyleyen Özergün, “Buraya hukuksuz olarak geldiler, hukuksuz olarak yerleştiler. Gasp ettiler. Bu ülkede hukuk tekrar işlerse bunların hepsinin ne olacağını herkes görecek.” dedi. 

 

ATANAN KAYYUMLAR SUDAN ÇIKMIŞ BALIK GİBİ

 

Kayyumların işten anlamadıklarını söyleyen Özergün, “Ne yaptıklarını, ne yapacaklarını, ne düşüneceklerini bilmiyorlar. Durumdan o kadar bihaberler ki şaşkınlık içerisindeler. Daha önce 17/25 Aralık’ta ‘alo Fatih’leri gördük. Şimdi ‘alo Ümit’leri görüyoruz. Telefonla bir yerlerden emir alıyorlar, direktifler alıyorlar, onlara göre şekilleniyorlar. Kendileri ortaya bir irade koymuyorlar. Tek iradeleri bir yerlerden aldıkları talimat. Ne denirse onları yapıyorlar, bu şekilde bir yapı var içeride şu anda.” ifadelerini kullandı. 

 

Kayyumlardan Hüdai Bal ile aralarında geçen bir konuşmayı aktaran Özergün, “Kendisi aynen, ‘İnanın ben de ne olduğunu bilmiyordum Değer Bey. Pazartesi günü akşam 6.30 gibi telefonum çaldı. Ben 1,5 yıldır işsiz bir adamdım. Bana dediler ki yarın sabah 09.00’da Organize Şube’de ol. Ben sabaha kadar uyuyamadım’ böyle dedi. Acaba organizeye neden çağırıyorlar diye paniklemiş. Organizeye gittiğinde kendisinin buraya kayyum olarak atandığının tebligatı yapılmış. Bir hakimlik kararı kayyuma, organize şubeden tebliğ ediliyor. Bu nasıl bir hukuktur, nasıl bir garabettir anlamak mümkün değil.” diye konuştu. 

 

POLİSLER BİZE DÜŞMANMIŞ GİBİ DAVRANIYOR

 

Kurum içindeki polislerin çalışanlara kinle, nefretle baktığını söyleyen Özergün, durumu şöyle anlattı: “Gözlerindeki o kin ve nefretin nedenini anlamak mümkün değil. Biz bu ülkenin dürüst, namuslu, hırsız olmayan, yalan yazmayan, insanlarıyız, gazetecileriyiz. Polisler bize düşmanmış gibi davranıyor. Hepsini Allah’a havale ediyorum.” 

 

Toplamda 16 kişilik bir liste hazırlandığını belirten Avukat Vedat Oruç, “Bir liste hazırlanmış. Bu listede ismi olanlara girişteki polisler, ‘işlerinize son verildi, giremezsiniz’ diyorlar. Yukarıda buna ilişkin bir karar var mı diye soruyorum, kayyum da ‘kesinlikle bir işten çıkarma yok, olmayacak’ diyor. Buna rağmen dün polis eşliğinde bazı çalışanlarımıza işten atıldıklarına dair tutanak imzalatmışlar. Hangi karara inanacağız? Neye göre hareket edecek bu insanlar? Yukarda yeni atanan kayyum ‘işinize son verilmedi’ diyor, polis ‘işinize son verildi’ diyor. Biz ne olduğunu nereden bileceğiz?” ifadelerini kullandı.


ZAMAN 

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.