Sultanahmet, Rus savaş uçağının misillemesi miydi?
 Yaşar'ın yazısının tamamı ise şöyle:

"Kanlı saldırının ardından Başbakan Ahmet Davutoğlu, birbirini tamamlayan 3 ayrı açıklama yaptı.
Başbakanın açıklamaları iyi okunursa aslında fotoğraf daha da belirginleşiyor.
Sultanahmet’teki terör saldırısının hemen ardından 3 Rus vatandaşının gözaltına alınması çok dikkat çekiciydi.
Şunu demek istemiyoruz:
Sultanahmet’in arkasında kesinlikle Ruslar var..
Veyahut Ruslar, düşürülen savaş uçaklarına karşılık bu saldırıyı yaptırdılar.
Ama ciddi şüphelerin olduğu da bir gerçek..
Gelin kanlı saldırının öncesine ve sonrasına birlikte bakalım:
Biraz da sesli düşünelim hep birlikte:
Son saldırıda nasıl bir algı oluşturulmak istendi?
-Türkiye, güvenilir ve emniyetli bir ülke değil.
-Bakın Türkiye karışıyor. Aynı Suriye, aynen Irak gibi. (Algıyı derinleştirme işlemi.)
-Hedef kitle ve saldırı bölgesi çok kurnazca seçilmiş. (Bir taşla birkaç kuş vurma olayı.)
Yukarıdaki maddelere aramızda itirazı olan var mı?
R’yi vurgulayarak, “Hayır” dediğinizi duyuyorum.
Peki vurulmak istenen diğer kuşlar hangileriydi?
-Turizmden bağımsız bir şekilde de “Türkiye’ye kesinlikle gitmeyin.”
-Bakın Türk vatandaşlarını öldürmüyoruz. (Türkiye ile DAEŞ aynı fotoğraf karesi içinde.)
Bu kadar stratejik ve sistematik bir akıl DAEŞ’te var mı?
Tek başına bunları yapabilir mi?
Hep bir ağızdan yine “Hayır” diyoruz..
DAEŞ’i kullanan Suriye rejimi, Suriye rejimini de kullanan pekâlâ bir başka ülke olabilir mi?
Evet, olabilir.
Başrol oyuncusu DAEŞ ama onun arkasında hedef belirleyen, bu hedeften kâr ve misilleme uman bir ülke olabilir. Bu Suriye rejimi olabilir, ama Suriye rejimi üzerinden bir başka ülke de olabilir.
Türk turizmi ve Türkiye’nin dışarıdaki imajının hedef olduğu öylesine net görülüyor ki…
Sesli düşünmeye devam ediyoruz…
Hepiniz oradasınız değil mi?
Türkiye’nin Suriye’deki ılımlı muhalefete verdiği güçlü desteğe gözdağı da olabilir..
Gelin taşları yerine oturtmak için şimdi de 20 Temmuz’dan bu yana yaşananlara bakalım.

DAEŞ’in Türkiye hamleleri şimdiye kadar hep iç siyasi hat üzerinden geldi.
Ama son olayda ciddi bir standart sapma olduğu su götürmez bir gerçek.
DAEŞ, bugüne kadar, iç siyasete yönelik operasyonlar gerçekleştiriyordu.
Hedefte HDP ve PKK vardı.

Hedef derken, PKK ve HDP’yi baltalamak manasında değil HDP ve PKK’ya verdiği desteği kastediyorum:

- 7 Haziran öncesi Diyarbakır mitingindeki patlama…
- Suruç’ta, Kobani’ye gidecek sol örgütlere canlı bomba eylemi.
- Ankara’da, Alevilerin daha yoğun olduğu sol sendikaların örgütlediği mitinge yine canlı bomba saldırısı.
Bunlar siyaset dozu daha yüksek, Türkiye’deki siyasal zemini değiştirmeye yönelik stratejik hamlelerdi..
Ama Sultanahmet’i bütün bunlardan ayırmamız gerekiyor.
Çünkü önceki saldırılardan çok farklı.
Burada hem dış politikaya, hem turizme yönelik bir müdahale var. Yeni bir hat açma olarak da görülebilir.
Aslında, DAEŞ’in arkasındaki ülke ile karşı karşıya bırakıyor bizi.
Tam da bu noktada sesli düşünmeyi bırakalım artık.. Bakın taa nerelerden nerelere geldik.
7 kişi gözaltına alındı.
Yani 7 ayrı ize rastlandı.
Güvenlik güçlerinin elinde yeterli ipucu var.
Ama bu tip kanlı eylemlerin asıl planlayıcıları, izlerini kaybettirmek için, 2’li hatta 3’lü paravanlar kullanırlar..
Ana kaynağa kadar ulaşamayabilirsiniz..
Burada önemli olan ana kaynağa ulaşmak değil.
O zaten netleşmiş durumda..
Türkiye şimdi analizlerini yapıyor..
Ardından da olayın asıl planlayıcılarına karşı önlemlerini alacak.
Bir de bıkmadan, usanmadan ve de utanmadan Türkiye ile terörü aynı fotoğraf karesi içine getirmeye çalışanlar var.
Bu arkadaşlar Sultanahmet’e tekrar baksınlar.
DAEŞ’in Türkiye’ye yaptığı bu düşmanlık ortada dururken..
Diyarbakır, Suruç, Ankara ve İstanbul’daki saldırılar ortada dururken..
Gelin başlıktaki soruyu sesli bir şekilde tekrar soralım:
Sultanahmet saldırısı, düşürülen Rus uçağının misliyle karşılığı mıydı?"

Türkiye Gazetesi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
gadir 12 ay önce

putin seninde intikamın alınacaktır merak salma sennnn.........